4 Kasım 2010 Perşembe

KNİSTİN VALFI

Deniz suyu vanalarındaki en önemli detay,kullanılan vanalarla hangi amaçlarla
deniz suyunun tekneye alındığıdır.
Kinistin ;su balastlı teknelerde ana ve trim balastları için alınan suyu
kontrol edebilen vanalardır.genellikle aynı kanallar tahliyede
kullanılırlar.Submarıne sistemlerde kullanılan bu vanaların bir balast sandığına
bağlanması işlevinin gereğidir ve vananın adı ile Knistin sandığı diye
adlandırılır.Teknelerde kullandığımız diğer vanalar ise amaçlanan yönlerinin
dışında istem dışı veya tersine çalışmamaları için değişik sistemlerle kombine
bağlanabilirler.Örneğin sifon,örneğin tek yönlü kontrol valfleri,seviye
düzenlemeleri.
Erkut SOYSAL
0 536 366 65 51

From: Tuncay Şenyurt
TEŞEKKÜR-Kinistin vanası hakkında kısa bir bilgi

 

Merhaba,

Denizcilerin ve
tersanecilerin gayet iyi bildiği bir sözcük olan “kinistin vanası”  ve
beraberinde “kinistin sandığı” denizden tekneye ( daha doğrusu gemiye) muhtelif
amaçlarla kullanmak üzere su alınması işlevini sağlayan vana donanımdır.
Küçük teknelerde
kinistin  sandığı yerine kullanılan ve doğrudan tekne gövdesine bağlanan vanalar
(sea cock) mevcuttur. Büyük gemilerde içine insan dahi girecek boyutlarda
kinistin sandıkları bulunmaktadır.




Konu hakkında bazı
internet sözlüklerinden alınan tanımlar aşağıdadır;

 Gerektiğinde bir
tekneye denizden su almak için su kesiminden aşağıya konmuş ve gerektiğinde
uzaktan açılıp kapatılabilecek valf.


Kinistin sandığı İngilizcede “sea chest” olarak;
kinistin valfi ise “sea valve” olarak adlandırılabilir.Denizcilik İngilizcesinde
 “kingston valve” olarak da kullanılabiliyor.

Dilimizde teknik sözcüklerin karşılıkları biraz karışık
olabiliyor. Bazı sözcükler ise İngilizce (ya da bir başka dil kökeninden) Türkçe
yazılımı ile Türkçeye taşınabiliyor. Örneğin “double bottom” dip yapısını tarif
eden ve “çift dip” anlamına gelen bir sözcüktür. Ancak Türkçe olarak “çift dip”
dediğinizde genelde konu anlaşılmaz; onun yerine “double bottom” dan bozularak
Türkçeye aktarılmış olan “davlumbot” sözcüğünü kullandığınızda bir çok kişi
bunun ne anlama geldiğini bilir.

Bu nedenle, gerek genel teknik dil; gerekse denizcilik
terimleri bakımından “şu şudur” ya da “şu şu değildir” demek çok da kolay
olmamaktadır.

Saygılarımla,

Tuncay Şenyurt

Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Müh.














From:
denizciler@yahoogroups.com [mailto:denizciler@yahoogroups.com] On Behalf Of Ahmet CELENOGLU
Sent: Sunday, October 31, 2010 3:39
PM
To:
denizciler@yahoogroups.com
Subject: Re: [Denizciler]
TEŞEKKÜR
Kinistin
bir çok kaynakta geçmektedir. Teknelere su almak veya basmak için kullanılan
bağlantıları adlandırmak için Türkçe'de kullanılmaktadır. Bu kelimenin Türkçe^de
kullanılmadığını gösterien bir kaynak gösterirseniz sevinirim.
2010/10/30 Kaan ERDEM <kaan@alestaegitim.com>
Küçük ama
gerekli bir düzeltme,
Bahis
konusu vananın adı kinistin değil Kingstondur.
Ne yazık ki
kulaktan dolma bilgi ile bu hataları hep yapmaktayız.
Sevgi ve
Saygılarımla,










 




















3 Kasım 2010 Çarşamba

GARİP ADA

İnşaat sektörünün önde gelen firmalarından xxxxx, Türkiye'nin tek imarlı adası Garip Ada'yı 32 milyon dolara alarak turizme girdi. İzmir Dikili'de bulunan adanın ismini xx-İsland
olarak değiştiren şirket, ada üzerine 5 yıldızlı otel ve villalar inşaa edecek.
Garip Ada'nın satışında daha önce Yunanlıların da ismi geçiyordu.

xxyapı, ada üzerine toplam 350 milyon dolarlık yatırım yapacak.
xxyapı ayrıca ilk kez tamamı 1+1 dairelerden  oluşan bir projeyi de satışa
çıkarıyor. 888 daireden oluşan projenin fiyatları yarın açıklanacak.
358 BİN METREKARE
358 bin metrekare yüzölçümüne sahip olan Garip Ada, Dikili'ye 4 km, Çandarlı'ya 10 km,
Bergama'ya 19 km uzaklığında bulunuyor.
Yunanistan'ın Midilli Adası'na bu adanın uzaklığı sadece 13 deniz mili.

Hiçbir inşaatın olmadığı adanın yüzeyi genel olarak düz ve pürüzsüz. Yer yer
çam ve zeytin ağaçları ile kaplı olan adanın güney sahili boyunca uzanan
yaklaşık 500m uzunluğundaki kum bandının genişliği 100-200 m.

Ada ve çevresinde sıcak su kaynakları da bulunuyor.

---------------------o---------o----------o------------o-------------o----------

Ada tapulu ve sahipli,sahibi satmış,bir yapı firması almış,buraya zaten kimse
giremiyor yasalar gereği, adamın babasının malı.Halka açık bir yer değil,hemen
kara ile arasında başka bir ada ve yerleşim kompleksi konaklama tesisi var
mükemmele yakın bir tesis,hep hayranlıkla seyrederiz ,evet buraları mükemmel
yerler bu konuda hiçbir farklı görüş yok,ana karadaki köyün sahilinde bir
restoran var,sadece bu restoran için  ve roma hamamını görmek için onlarca tekne
buraya gelir yemek yer ve konaklar,buraya kimse yüzmeye denize girmeye gitmez
çünkü bu koy tümüyle çamur, balçıktır.

İki ada arası Kalem ve Garip arası bir doğa harikasıdır,Bu da kabul,üç beş tekne gelir demirler konaklarlar,keyfini
çıkarırlar,uygun havalarda,pek demir üstünde yatmaya gelmez her havada,ama köyün
koyu balçıktır,demirini almaya kaktığında zor sökersin ve
yıkamadan toplayamazsın tekneye simsiyah bir çamurdur.
Bu sebeble demir yeri olarak genelde, bu çamura rağmen köyün koyu seçilir.

Şimdi ciddi bir şirket buranın doğasına uygun tesislerle burayı kullanılır
hale getirmeyi halka açmayı planlamış,satın almış,devletten kiralamamış,bana
,sana ait bir araziye el koymamış,asıl garibi karşı çıkmamızı isteyenlerin hemen
tümünün hemen deniz kıyısında istedikleri gibi tasarrufta bulunabildikleri
yerleri evleri var iken ,daha ne yapılacağını anlamadan,sanki sadece kendileri
doğaya duyarlı imişler gibi kullanımımıza açılacak  böyle bir güzelliğe bizimde
karşı çıkmamızı ıstemeleri.


Erkut SOYSAL