19 Temmuz 2010 Pazartesi

İSTERDİM

Oğlumun denizci olmasını isterdim.







Ne “Moda kulübü”nün saygın üyelerindenim


-orası bizim için deniz suyundan daha tuzlu-


Ne de eski bir denizci soyundan geliyorum.


Buna bakmaksızın,


Oğlumun denizci olmasını isterdim.


Deniz sonsuz bir kavga alanıdır.


Deniz kavgacıdır.


Oğlumun kavgacı olmasını isterdim.


En iyi, en temiz, denizde düşünülür.


İsterdim ki oğlum,


Kavga’dan ayrılmadan,


Kavganın içinde düşünen bir adam olsun.


Denizin gözü pek’tir.


Denizcinin de gözü pek,


Denizle yüz be yüz dövüşülür.


İsterdim ki oğlum,


Yüz be yüz dövüşmekten tat alsın.


Diyeceksiniz ki:


“İşte bunda haltettin!


Arkadan bıçak atmasını bilmeyenler,


Bu kara toprak üstünde, kendileri


Sırtlarından bıçak yiyerek devrilirler”


İyi ya, işte ben de onun için,


Oğlumun karada kancıkça dövüşen bir bücür değil,


Denizde yüz be yüz dövüşen bir dev olmasını isterdim.





Orhan Selim



Akşam Gazetesi'nde 08-Ağustos-1935’ günü “Orhan Selim” takma adi ile yayımlanan

Nâzım Hikmet şiiridir

Erkut Soysal

Hiç yorum yok: