20 Nisan 2010 Salı

BİR TEKNE TRANSFERİ ' NDE bölüm 1

Marmaristen İstanbula


Bir tekne transferi .............nden çıkan dersler
Son günlerde yayınlanan anılardan doğru şeyler edinmemiz lazım.Bize aktarılan deneyimden yola çıkarak transferle ilgili sonuçlara varabiliriz

Marmaristen İstanbula 11 Nisan 2010 Pazar gününden başlayarak
 bir tekne transfer edeceğim.
11 Nisan günü Marmarise oldukça geç varıyorum. Alışverişi yapıp Yalancı Boğazada tekneye çıkıyorum. Teknenin kontrolunu yapıyorum


sintine pompasının da çalışıp çalışmadığına ve yedeğinin olup olmadiğına bakmak bu kontrollarda yer almalıdır.


Tekne 9,40 m boyunda yerli yapım yaklaşık 10 yıllık bir tekne. Motor yaklaşık 1200 saatte, armada herhangi bir sorun yok. Yağmur yağıyor ,serpinti körüğünü de kuruyorum ve öğlen 12:00 gibi yola çıkıyorum.

bu tür yola çıkışlar sabah erken saatlerde başlamak üzere planlanır,erken yola çıkmak buraların rüzgar rejimi gereğidir.Yola yorgun çıkmaktansa dinlenmiş çıkmakta fayda vardır. 



Bu arada bir seyir planı geliştirmek uygun olmaktadır.
Size emanet edilen teknenin koşullar zorlamadıkça,mecbur kalınmadıkça önceden planlanmış yerden başka bir yerde konaklaması usulden değildir.Tabii ki önceden bir seyir planına sahip olmak koşulu ile.


Yağmur çok, rüzgar hiç yok, üç silindirli Yanmara kuvvet; oto pilotla, kamara girşindeki merdivenlere oturarak seyre başlıyorum. Niyetim hava kararana kadar yol yapıp uygun bir yerde konaklamak,


konaklanacak yerlerin planlaması önceden,alternatifleri de tesbit edilerek hazırlanması bizi bir sürü problemden kurtarabilir..Bu sezonda güneşli seyir oldukça kısadır,bu bilinir ve ona göre planlama yapılır,mecburen devam etmemiz gereken yerlerde olmamağa dikkat edilmesi faydalıdır.


Siminin Kuzeyindeki kanaldan geçerken güneş batıyor.
Ben mecburen devam ediyorum ve uygun bir zemin bulana kadar gidiyorum. Sahil genelde dik indiği için kayalıktır ve demir tutmayabilir,biraz düzlük ve kum yer bulmaya niyetliyim.


Simi nin kuzeyindeki kanal dediğimiz denizin en dar yeri 4.7 deniz milidir uygun zemin dediğimiz yeri aramak yerine mevcut bilgileri bize aktaran pilot yayınlar,harita,gps gibi enstrumanları mutlaka kullanmalıyız veya nerede olduğumuzu bilecek kadar yöreyi tanımalıyız.Önceden hazırlanmış seyir planı burada işimize çok yarar.


Oldukça yol aldıktan sonra ışıklı bir yer görüyorum ama denizi görmek mümkün değil, derinlik göstergesi ile ilerliyorum ve 6 metreye demir atıyorum. Demir tuttu.


nerede kalacağımıza karar verir iken,oranın mevkii ve coğrafik koşullarını incelemeden gidip demirlemek ve yatmak yerine bu çalışmaların önceden yapılıp hazırlanmasında fayda vardır.


Önce yemek, tekneyi tekrar kontrol ve yatış.
 
Bir bölümünü incelediğimiz bu öyküden oldukça fazla şeyler edinebiliriz,aynı zorlukları yaşamamak için.
 
 
Deniz ve Yelken Adına
Erkut Soysal

Hiç yorum yok: