20 Nisan 2010 Salı

BİR TEKNE TRANSFERİ ' NDE bölüm 2

12 Nisan Pazartesi tekrar yola revan oluyorum. Niyetim Bodrumda Yalıkavakta alargada
kalmak. Rüzgar sahilden geliyor,
yaklaşık 6 kuvvet civarında, Gökova (Kos ) sorunlu olabilir.

"Gökova ( Kos ) sorunlu olabilir "ne anlama geliyor ben anlamadım.Okuyucuya bu konuda
endişelerin açık aktarılması daha yararlı olur.

Buruna yaklaştığımda rüzgar 4 kuvvete düşüyor, burunu dönüyorum ve hırpalanmadan, motorla
(ana yelken açık) tırmanmaya başlıyorum. 20 dakika sonra rüzgar yine arttı, 6 kuvveti buldu,
tekneyi fazla rüzgara bırakmadan ana yelken rüzgarı ancak tutacak kadar açı ile Kosun
kuytusuna kadar yaklaşıyorum.

Hangi burnu döndüğümüzü,Kos un kuytusu neresi olduğunu. rüzgarın nereden estiğini nakledebildiğimizde mutlaka daha faydalı ve anlaşılır bilgileri iletmiş oluruz.

Rüzgar yine azaldı, Turgutreise kadar tırmanıyorum,

tırmanıyorum tabirini kullandığımıza göre genel anlamı ile orsa seyrini kasdettiğimiz düşünülerek rüzgar yönünü tahmin edebiliriz diye düşünmüş olabilir yazarımız.

mazot almaya giriyorum ve arkadaşlarıma merhaba demek için D Marinde kalmaya karar kılıyorum.
Arkadaşları ziyaret edip tekneye dönüyorum. Bu arada arkadaşım Halil Acırı görüyorum. Benim
de niyetim birkaç gün içinde İstanbula dönmekti ,istersen sana katılayım diyor. Yalnız başına
denizde olmamak için adam ararken, adam beni buldu.Sabah kahvaltı ediyoruz. İhtiyacım olmayacağı için basmadığım genovayı basıyoruz, daha doğrusu basmaya çalışıyoruz.

"İhtiyacım olmayacağı için basmadığım genova "dendiğine göre tamamen motorla bir seyirin planlandığını anlıyoruz.İki kişi olunca daha kolay kontrol edilebilir yelken seyri koşullarının oluştuğunu görüyoruz.Koşulların oluşması ile de yelken seyrinin tercih edildiği anlaşılmaktadır.

Genova iskotası vinçleri self tailing ama diğer vinçler eski tip, tek
devirli ve oldukça eski. Sonunda başarıyoruz.

Sevgili denizciler sizin de mutlaka cenova ve diğer yelkenleri eldeki malzeme ile kullanmayı bilmeniz ve becermeniz gerekmektedir.Önemli olan mevcudun doğru kullanılmasını sağlamaktır.

13 Nisan Salı Bodrumdan birlikte ayrılıyoruz. Niyetimiz doğrudan Çeşmeye ulaşmak. Sisamı
sancakta görüp doğrudan Çeşmeye girip konaklayacağız. Ancak teknenin hız göstergesi çalışmadığı
için uygun devirlerde süratimi yanlış varsaydığım Halilin el GPSi sayesinde ortaya çıkıyor.

böyle durumlarda haritamızda bir saat ara ile veya uygun zaman dilimleriyle yerimizi tayin edip aradaki kat ettiğimiz mesafeyi ölçer ve buradan da teknenin hızını bulabiliriz. ,tabii bunları yapabilmemiz için harita okumayı becerebilmemizin konumumuzu tayin edebilmemizin yanı sıra, önceden de yöreyi ,nerede olduğumuzu bilecek kadar tanımamız önemlidir.

Bu koşullarla Çeşmeye varışımız gece 2:00yi bulacak. Girip bağlanması, uyumak ve sabah kalkmak için bir kaç saat süre kalacak. Değmeyeceğine karar verip nöbetleşe Midilli sancakta Bozcaadaya kadar çıkmayı hedefliyoruz.

Değerli denizciler,bunu yapmayınız,yanılmayınız ve bu rizki mümkünse hiç göze almayınız,eğer birkaç saat bağlanıp,istirahat edip mazotunu,suyunu kontrol edebilecek dinginliğe erişirseniz mazotunuz da bitmez,motorunuz da hava yapmaz.Uykunuzdan taviz vermeyiniz,yoksa bir süre sonra bütün yorumlarınızda hataya düşersiniz.örneği aşağıdadır.

Sakızı geçtik yaklaşık 5 saat yol aldık, motor birkaçöksürüp susuyor. Mazot bitti, hava yaptı. Yedek mazotu koyup hava almaya çalışıyoruz da teknedeki takım çantasında önceden gördüğüm anahtarlar 13 ve 17 idi. 13 değil 12 imiş. Tornavida yok. 17 numarayı kullanarak boru bağlantılarını gevşetip zor bela havasını alıyoruz.

Buradan da Bir teknenin transfer sorumluluğunu üstlenir iken seyir gereksinmelerinin yanı sıra takım çantasının da yeterli kontrolü ve organize edilmesi gerçeğini çıkarabiliriz.

Bölüm iki olarak aktardığımız, bir dostumuzun bu tecrübesinin, ancak bir eğitim planlamasının olabileceği en üst düzey eğitici unsurları taşıması nedeniyle sizlere aktarmayı uygun gördüm.Bu bir eleştiri değil bilgi paylaşımıdır.
 
Kendisine bize bu imkanı verdiği için teşekkür ederim.
 
 
Deniz ve Yelken adına
Erkut Soysal

Hiç yorum yok: