27 Ekim 2009 Salı

OLMADI

denize çıkacaktık,kiralanmış tekne ile
AMA OLMADI

saat 1100 da buluşup birlikte olacaktık
AMA OLMADI

ben kiralanmış tekneye bininceye kadar hiçbir şeye müdahale etmiyecektim öyle planlamıştım kendimce
AMA OLMADI

tekneye bindiğimizde
denize çıkmadan önce yapılması gereken işleri anlatacaktım
AMA OLMADI

teknede iken yapılması gereken kontrolleri anlatacaktım
AMA OLMADI

tekneye binip yola çıkmadan yapılması gerek seyir planını anlatacaktım
AMA OLMADI

bağlı teknede denize çıkarken yani avara olurken nasıl bir sıralama ile davranılacağını ve iş bölümü yapılacağını anlatacaktım
AMA OLMADI

Denize çıkıldığında dışarıdaki hava ile ilgili trimlerin nasıl yapılacağını anlatacaktım
AMA OLMADI

seyir planında zamansal programın nasıl yapılacağını anlatacaktım
AMA OLMADI

seyrin harita üzerinde incelenmesini anlatacaktım
AMA OLMADI

bir yere gidecek bağlanacaktık
AMA OLMADI

nasıl demirlenir veya nasıl bağlanılır anlatacaktım
AMA OLMADI

teknede veya bağlandığımız yerde bir yemek yiyecektik
AMA OLMADI

akşam sekiz dönecektik
AMA OLMADI

dönüp bağlanır iken uygulanacak işler ve sıralamaları anlatacaktım
AMA OLMADI

tekneden nasıl ayrılanılacağını anlatacaktım
AMA OLMADI

bir yere oturup günün analizini yapacaktım
AMA OLMADI

değil denize çıkmak ,pazar günü hiç birlikte olamadık
hatta cumartesi gecesi bile birlikte olamadık,

İŞN ÖZÜ
denizi anlatacaktım
AMA OLMADI


SONUÇTA:

İstanbul a gitmem yanlıştı,bunları olamıyabileceğini görmem lazımdı
OLMADI

DÜŞÜNMEDEN KONUSMANIN CEZASI SONRADAN DÜŞÜNMEYE MAHKUM OLMAKTIR. GİBBON

18 Ekim 2009 Pazar

TAKMIŞIM

Takmışım.........................

Adam olmak,adamı olmak,çu olma ,cı olmak,ci olmak,

Yıllardır kavgalıyım kendimle adam olamadığım için,
millet ,
karısı ilişkisini görmesin diye tekne alır,adı yatçıdır,
çıkar iskeleden camiyi kaybetmeden adaya gider döner yelkenle,
adı yelkencidir,
simidi bize gelinceye kadar bir sürü usta yaratır,
bizse kapımızda bize simit satana simitçi deriz,
bir de işin yalakalık yönü var,
hep takmışımdır bu sisteme,
sanki bisan bisiklet fabrikası sahibinin en iyi bisikletçi olması zorunluymuş gibi bize kabul ettirilmesine,
tekne sahibi eğer yazar ise,oyuncu ise bizim onlara sanatçı diye yaklaşımımıza,
(bunlara takmiş iken) birde denizciyi oynamalarına,millete akıl vermelerine,bacak kadar boylarıyla,
mankenin sunucu,sanat yorumcusu,siyaset yorumcusu olmasına,köşe yazarlarının her şeyi bilmelerine,sadece dünyayı değil,evreni yönetmelerine,
TAKMIŞIM.

16 Ekim 2009 Cuma

YAŞAMA DAİR SERİSİNDEN

Zamanın birinde iki kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam. Etrafındaki ve okuldaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş.


Bir gün anneleri onları dağdaki bilge adama götürmeye karar vermiş. Çocuklar, bilge adamla karşılaşınca ona sorular sormaya başlamışlar.

Bilge adam bütün soruları doğru cevaplamış: çocuklar çok sevinmişler ve annelerinden eğitimleri için bir süreliğine izin isteyerek bilge adamın yanında kalmışlar.

Sordukları soruların hepsinin cevabı doğruymuş. Bir süre çok mutlu olmuşlar: ama sonra sıkılmaya başlamışlar,
"Bilgenin bilemeyeceğ bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler.Çocuklardan biri bir gün" Buldum! " diye sevinmiş."

İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım "

Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü? " " Ölü" derse kelebeği bırakacağım. canlı derse avucumu hafifçe bastıracağım.

Her ne derse cevabı bilemeyecek.

Çocuklardan birisi kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.

(Şimdi lütfen siz de yapın. Avuçlarınız birbirine bakacak şekilde

ellerinizi birleştirin ve uzatın. Ben açın deyinceye kadar da açmayın). Ve sormuş:

"Avucumun içinde bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?

Bilge adam cevap vermeden önce uzun süre çocuğun gözlerine bakmış, bakmış ve cevaplamış:

"Senin ellerinde çocuğum. Senin ellerinde........."


Alıntıdır.