13 Kasım 2007 Salı

Eğitmenlerin eğitimi

EĞİTMENLERİN EĞİTİMİ

Kazanın mantığı,

Daha önce de söz konusu olmuştu ,
bir uzakyol kaptanının demirli tekneye çarpmasını günlerce acımasızca irdelemiştik.

Kazanın mantığı olmaz,
Önce bunu kabul edelim,kazalar olacaktır,
önemli olan bunun gerçekten kaza mı yoksa bizim zaaflarımızdan kaynaklanan farklı bir şey mi olduğunu görebilmemiz.

Yanlış olan “kaza geliyorum demez” mantığıdır.

Hava koşulları uyarınca karaya veya diğer engellere uygun mesafelerde seyretmek ne kadar önemli ,motor stop ettiğinde eğer bir akademi teknesi kadar üst düzey yelkenlide isen ve bu tedbiri uygulamışsan,tekneni de selamete çıkarabilecek yetide olman gerekir.Yada tekneni kontrol edemiyeceğin bir havada denizde olmaman.

İyi kaptan,iyi denizci hele hele iyi bir eğitmen olmak böyle şeylere imkan vermek değil,havayı iyi analiz etmek,nerede seyrettiğini bilmek,her merci ve referans dikkatli olun diye yırtınırken,teknolojinin bütün imkanlarıyla bizi uyarırken ,limanda kalabilmek aklını ister.Çıktıysan da dönebilmek.
Motorum bozuldu karaya çıktım diye bir şeyin kabul edilme şansı yok,hangi teknede olduğunuzu bir düşünün,
belki şu olabilir,motor stop etti,stres ve dağılan dikkatim nedeniyle uygun yelkene yetemedim karaya çıktım,bu hepimizin başına gelebilir yetemiyorsak.
Üşümüştüm,korkmuştum,stres vardı,yetemedim ,dikkatım dağıldı gibi insani mazeretlerin hepsi kabul edilebilir.Yada direğim de kırıldı.

Neden bunu dürüstce söyleyemeyiz.

Ben nerede hata yaptım.
Bir eğitmenin görevi budur,eğitmen tanrı değildir,hatta eğitmen olup olmadığına kimler karar vermiştir,o da hata yapabilir,nerede hata yaptığını bizlerin de aynı hatayı yapmamamız için aktarmalıdır .

Hangimiz yapmıyoruz ki.

Tekrar geçmiş olsun.

Erkut Soysal

Hiç yorum yok: