31 Ekim 2007 Çarşamba

YAKAMOZ


En Güzel Kelime


YAKAMOZ


En guzel sozcuk yakamoz
Almanya'nin baskenti Berlin'de 60 ulkeden yaklasIk 2 bin 500 kelimenin goz onunde tutuldugu yarismada, Turkce 'Yakamoz' sozcugu dunyanin en guzel sozcugu olarak belirlendi. Yarismada ikinciligi, horlamak anlamina gelen Cince 'Hu lu' kelimesi kazandi.

YAKAMOZ, (Bioluminicence)
Turkce okunusu Biyoluminesans.


Genellikle yanlis bilinen "Yakamoz" ayisiginin suya, denize vuran yansimasi degildir. Yakamoz bir canlidir, latince ismi Noctiluca Milliaris olan bu canli, bir bicimde ates boceginin denizde yasayan versiyonudur. Luminisens maddesini vucudunda barindiran bu canliya dokunuldugunda bir isIk sacar. Bu canli bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlidir. Bunlardan milyonlarcasi bir araya geldiginde geceleri bir kayik gecerken, veya bir balik surusu gectiginde bu canlilara carparak isIk cikartmalarina neden olurlar.
O yuzden balikci sandallarinda yuksek bir direk ve bu diregin ucunda oturulacak bir yer vardir. Girgir motorlarinin koprulerinin cok katli ve en ust kattan bile kumanda edilebiliyor olmalarinin bir sebebi de budur. Balikcilardan biri buraya oturarak ay olmayan geceleri baliklarin yakamoz yaparak gectikleri yollari gorup dumenciyi oraya yonlendirirler veya dogrudan kendileri tekneye (gemiye) kumanda eder. O yuzden Lufer avlarken Luks isigi kullanilir, isIk balik gelsin diye degil misinanin degdigi, yakamozlarin cikardigi isIktan Lufer korkmasin diye Luks isigi ile yakamoz isigini oldurmek icin kullanilir.
Kelimeleri harcarken yanlislara dusmeyelim. Esasinda Yakamoz (eger goreniniz varsa bilir) olagan ustu bir seydir, Yakamoz oldugunda denizde uzun floresan lambalar yaniyormus gibi olur. Ama bunun icin ay isigi olmamasi gerekir. Ay isiginda (daha baskin oldugu icin) goremezsiniz. O kadar muhtesemdir ki, o anda tum romantizm biter sanki uzaylilar gelmis gibi denize yonelirsiniz. Birde Yakamozlu ve Ay isIksiz gecelerde denize girince piril piril uzayli gibi olursunuz. Ozellikle gece dalislarinda (scuba) dalis sonrasi su yuzeyine cikinca yakamozlar binlerce yildiz halinde parmaklarinizin arasindan buyuleyici bicimde gecerler.
Bilgi-kultur den alıntı
Deniz-yelken adına
Erkut Soysal

26 Ekim 2007 Cuma

DONANMA BAYRAKLARI



Donanma sancakları

Genelde her ülke kendi sistemini kullanmasına rağmen yaygın kullanımlardan toparlayabildiğim örnekler aşağıdadır.

KULLANIMDAKİ ANA TEMA

BİR SET BAYRAK GÖKKUŞAĞI FİGÜRÜNÜ TAMAMLAMAMIŞSA İKİNCİ SEKANS flag3,flag 4 OLARAK DEVAM EDER.


Dressing line

EQ donanma sancakları donatım başlangıcı,
Subdivision/speed ana direktedir
L3 donatım hattının sonunu tarif eder
Sarı-kırmızı-mavi yanyana küllanılmamaya dayanan gök kuşağı sistemi esas alınır

United Kingdom RYA sisteminde sıralama
E-Q-3-G-8-Z-4-W-6-P-one-I-Code-T-Y-B-X-1st sub-H-3rd sub-D-F-2nd sub-U-A-O-M-R-2-J-zero-N-9-K-7-V-5-L-C-S.
United States N.Y.Y.C ve diğerlerinin sistemi
A-B-2-U-J-1-K-E-3-G-H-6-I-V-5-F-L-4-D-M-7-P-O-3rd Sub-R-N-1stSub-S-T-zero-C-X-9-W-Q-8-Z-Y-2nd Sub.
Güney Afrika Sistemi
İki direkli fırkateyn tipleri
Fore Down (foremast to jackstaff):Echo, Quebec, Desig, Golf, pennant 3, Whiskey, pennant 9, flag 7, pennant 6, Romeo, pennant 8, Papa, pennant 4, India, pennant 1, Tango, pennant 7, flag 6, Corpen, flag 8, pennant 2, X-ray, Preparative, Hotel, Turn, flag 5, Subdiv.
Central Span (between the masts):Speed, flag 5, Desig, flag 2, pennant 3, flag 3, pennant 7, Papa, Corpen, Mike, Turn, Romeo.
After Span (mainmast to ensign staff):Formation, flag 9, Answer(Code), November, pennant Zero, Kilo, pennant 3, Victor, penannt 5, Bravo, Interogative, flag Zero, Church pennant, X-ray, pennant 7, flag 4, pennant 2, Lima, flag 3
United States Deniz gücü ve NATO sistemi
F3-F4-1-S-1stsub-A-Prep-C-M-Speed-J-5-R-9-Z-Corpen-F8-U-F6-X-Negat-F2-Port-N-2-T-2ndsub- B-D-Turn-F5-Station-K-6-W-zero-F1-O-3rdsub-H-E-Emerg-L-7-Fzero-Int-Div-4-F9-4thsub-P-Form-V- G-Starboard-I-F-Q-8-Y-Desig-F7-3-Squad-Answer
F1-F2...........Nato numeric bayraklarıdır,
1-2-3 tarifleri Internatıonal Code of Signals ICS numeric tarifleridir.
FRANSA tek direkli teknelerde
From the mast to the bow: 1st-Y-D-U-K-F-C-H-L-V-N-O-P-E-G-Z-X-Q-2ndFrom the mast to the aft: 1st-D-U-K-F-C-H-L-V-N-O-P-E-G-2nd

Deniz-Yelken adına
Erkut Soysal

Donanma sancakları

Donanma sancakları

Genelde her ülke kendi sistemini kullanmasına rağmen yaygın kullanımlardan toparlayabildiğim örnekler aşağıdadır.

KULLANIMDAKİ ANA TEMA

BİR SET BAYRAK GÖKKUŞAĞI FİGÜRÜNÜ TAMAMLAMAMIŞSA İKİNCİ SEKANS flag3,flag 4 OLARAK DEVAM EDER.


Dressing line

EQ donanma sancakları donatım başlangıcı,
Subdivision/speed ana direktedir
L3 donatım hattının sonunu tarif eder
Sarı-kırmızı-mavi yanyana küllanılmamaya dayanan gök kuşağı sistemi esas alınır

United Kingdom RYA sisteminde sıralama
E-Q-3-G-8-Z-4-W-6-P-one-I-Code-T-Y-B-X-1st sub-H-3rd sub-D-F-2nd sub-U-A-O-M-R-2-J-zero-N-9-K-7-V-5-L-C-S.
United States N.Y.Y.C ve diğerlerinin sistemi
A-B-2-U-J-1-K-E-3-G-H-6-I-V-5-F-L-4-D-M-7-P-O-3rd Sub-R-N-1stSub-S-T-zero-C-X-9-W-Q-8-Z-Y-2nd Sub.

Güney Afrika Sistemi
İki direkli fırkateyn tipleri
Fore Down (foremast to jackstaff):Echo, Quebec, Desig, Golf, pennant 3, Whiskey, pennant 9, flag 7, pennant 6, Romeo, pennant 8, Papa, pennant 4, India, pennant 1, Tango, pennant 7, flag 6, Corpen, flag 8, pennant 2, X-ray, Preparative, Hotel, Turn, flag 5, Subdiv.
Central Span (between the masts):Speed, flag 5, Desig, flag 2, pennant 3, flag 3, pennant 7, Papa, Corpen, Mike, Turn, Romeo.
After Span (mainmast to ensign staff):Formation, flag 9, Answer(Code), November, pennant Zero, Kilo, pennant 3, Victor, penannt 5, Bravo, Interogative, flag Zero, Church pennant, X-ray, pennant 7, flag 4, pennant 2, Lima, flag 3
United States Deniz gücü ve NATO sistemi
F3-F4-1-S-1stsub-A-Prep-C-M-Speed-J-5-R-9-Z-Corpen-F8-U-F6-X-Negat-F2-Port-N-2-T-2ndsub- B-D-Turn-F5-Station-K-6-W-zero-F1-O-3rdsub-H-E-Emerg-L-7-Fzero-Int-Div-4-F9-4thsub-P-Form-V- G-Starboard-I-F-Q-8-Y-Desig-F7-3-Squad-Answer
F1-F2...........Nato numeric bayraklarıdır,
1-2-3 tarifleri Internatıonal Code of Signals ICS numeric tarifleridir.
FRANSA tek direkli teknelerde
From the mast to the bow: 1st-Y-D-U-K-F-C-H-L-V-N-O-P-E-G-Z-X-Q-2ndFrom the mast to the aft: 1st-D-U-K-F-C-H-L-V-N-O-P-E-G-2nd

19 Ekim 2007 Cuma

DENİZİ HAK ETMEK GEREK

Denizlerde çoğalalım.

Bu amaçla

Tekne sahibi olmak ve öğrenmek konuları işleniyor dostlarımız tarafından bir süredir,deniz sever arkadaşlarımız yüreklendiriyorlar yeni katılımcı adaylarını,
doğru tekne seçimi ile ilgili bilgiler aktarılıyor yeni denizci adaylarına,eğitim konusunda adresler veriliyor,yönlendiriliyorlar,dillerine sağlık,

gene birşeyler denize katkıda bulunabilmek amacı ile atlanıyor,
yine birşeyler denize bir kişi daha kazandırabilmek isteğiyle göz ardı ediliyor,
yine denize yeni çıkacaklara veya çıkmak isteyenlere gerçekleri sunamıyoruz,
iyi niyet yüzünden,sanki denizi öğrenmek tekneyi yürütmekle eşdeğermiş gibi anlatılıyor,

üzerinde motoru,yelkeni olan bir tekneyi yürütebilmek,bir yerden biryere götürebilmek edinilemiyecek bir bilgi değil,
ayrıca bu yetkiyi vermek için sandığım kadarı ile yaş sınırları bile zorlanmış,

önemli olanı atlıyoruz,tekne aldınız ,kullanma yetkisini aldınız,gelip bana arkadaşım sen otuz yıldır buraya tekne bağlıyorsun,al tekneni çek git birazda ben bağlıyayım demiyecek veya bunun denilemiyeceğini idrak etmiş kişilerin denize çıkması,
iki hafta ders alıp kendini birinci sınıf yarışçı görmeyecek anlayışların denizde olması,
ya da tekne sahibi olduğu anda bütün denizin kendi malı olduğunu düşünmeyeceklerin denizde olması ,yanı sıra dalmışım önümdeki tankeri görmedim demiyecek uzun yol kaptanlarının olması,
bak şimdi biz motorla seyrediyoruz ama o bunu bilmiyor bize yol vermesi lazım anlayışının denize taşınmaması,
sevgili dostlarım bu sizin göreviniz,
sevgili deniz ve yelken eğitimi verenlerimiz bu sizin sorumluluğunuz,
sevgili yazarlarımız,düşünürlerimiz,
bu sizin konunuz.

Anlatınız henüz denizi hak etmeyenler denize çıkmasın.
Bence

Erkut Soysal

5 Ekim 2007 Cuma

Büyük benzerlik

Bir sürü tanıdığımız veya tanımadığımız herhangi bir şekilde tekne
tekne sahibi olmuşlardır,olmuşlardır ama denizi henüz anlayıp benimsememişlerdir,onlara kalsa herşey bilirler bilmeseler bile ben bir kere görsem öğrenirim, yaparım havasındadırlar fakat bazı şeyleri de henüz çözemediklerini hissettikleri için size veya
birilerine ihtiyaç duyarlar,hepimizin olduğu gibi.
Siz işin tekniğini uygulamasını anlatırsınız ve iş biter.Çünkü uzarsa kendilerini borçlu hissederler.
Bu anlayışla da bir bedel ödemeden en pahalı malzeme olan bilgiye ulaşmak için,çok bildiğini kanıtlayıp satmaya çalışan hiç suçu olmayan birilerini, mesela konu hamur yapmak ise simit satan simitçiyi ,tek amacı bu işten para kazanmayı hedefleyen birilerini uzman diye kullanırlar.Onların da hoşuna gider bu ve kendilerini gerçekten yeterli zannetmeye başlarlar, hemen sahiplenirler yeni tekne edinenleri,başlarlar yeni kurallar koymaya,yeni bilgiler yaratmaya çok bildiklerini sergileyebilmek endişesi  ile,
işte bunlarla karşılaştığımızda işin en zor bölümüyle de karşılaşmış oluruz,
Siz iyi niyetle ve karşılıksız doğruları anlatır ve yapılan hataları göstermeye çalışırsınız,hamur yapmaktan simit satanın anlamasını beklememizin şart olmadığını,kaldı ki bu işin simit satmak kadar masum olmadığını,bunu yapanın mutlaka size zarar vermeyecek bilgilere sahip olması gerektiğini anlatmaya çalışırsınız.
Önce sizi dinlerler,yaşları da biraz geçkin ise her şeyi hemen anladıklarını zannederler,işin aslını öğrendiklerini düşünüp daha kolay simit yiyeceklerini kurguladıkları simitçiyle yanlız kalmayı çıkarlarına uygun görürler , işi simidini satabilmeyi planlamak olan ,onları sahiplenen bu eksik kişinin ,yani  konuyu hiç bilmediği halde çok bildiğini göstermeye çalışanın da katkılarıyla sonra sizin eksiklerinizi bulmaya çalışırlar,bir süre sonra her şeyi öğrendiklerini çözdüklerini düsünüp kendi başlarına uygulamaya başlarlar,daha önce kendilerini sahiplenmiş  daha ucuz olduğunu düşündükleri simitçi ile,
becerdiklerini düşünmeye başladıklarında,size olan mecburiyetlerini yok sayabilmek düşüncesi ile hatalarınızı bulmaya çalışmaları en belirgin tavırlar olarak ortaya çıkar..Bir kere gördülermi öğrenmişlerdir kendilerince,ne üzerinde pratik yaparlar ve ne de kendilerine anlatılanları tekrar gözden geçirmeye ihtiyaç duyarlar.
Bu davranışları bizler çözebiliriz,çok sık karşılaştığımız davranışlardır,bunun için konunun üstüne gideriz onları kırmamaya,kendilerini küçük düşürülmüş gibi algılamalarına da meydan vermeyerek ,israrlı davranırız, iyilikleri için,
rahatsız olurlar ve teknelerini onlarla paylaşmak veya tekne üzerinde söz sahibi olmak istediğimizi düşünürler bu ilgimiz nedeniyle.

Bu neden kaynaklanır biliyormusunuz,?
Siz en pahalı malzeme olan bilgi yi karşılıksız vererek onların bunun değerini anlamamasına sebeb olmuşsunuzdur.
Sonra size borçlu olmadıklarını gösterebilmek yanısıra  bir bedel ödeyecekleri endişesiyle sizinle karşılaşmamaya özen gösterirler uyarılarınızı iletilerinizi duymamış gibi davranırlar cevap bile vermezler..Siz de iyi niyetle hiç karşılıksız faydalı olmayı düşünürken belki de dost olabileceğiniz bir kaç kişiyi daha kaybetmek durumunda kalırsınız.
En kötü şey bilmediğini bilmemektir,en zor olan da bildiğini zannedenlere bir şey anlatabilmektir.Bir de kendini çok zeki hissedip hiçbir şeyin alıştırmasını yapmıyanlarla anlaşabilmek yorgunluğu,tahammül edilmezdir.Bir yüzücünün 100 metre yüzmek için ne kadar ve ne süre çalıştığını,bir judocunun en basit bir ayak hareketini bile oturtmak için ömrü boyunca kaç kez tekrarladığını imkanı yok anlatamazsınız bu tiplere.

Zordur insan ilişkileri sonunda sizi anlayacak olsalar bile.

Halbuki sizin gözünüzden kaçmamıştır ,hala balon iskota- makarasını vardavela içinden döşemektedirler. 

Erkut Soysal