30 Eylül 2007 Pazar

Bir İzmir Kayığı

28-09-2007 saat 12.00
Güneydeniz çiçek açmış ,onlarca optimist,herhalde önemli bir günün kutlaması,
bir mil açıktan geçiyor bir yabancı tekne,ileride onunda bir mil açığında bir İzmir kayığı,orsa seyrediyor,hava batı-güneybatı,
yabancı tekne yol değiştiriyor,keyifli bir seyir,orsa seyreden bir İzmir kayığını seyretmek,bizim kayığımız,
rüzgar altından gereken tüm nezaket kuralları atlanmadan yaklaşıyor yabancı tekne,
İzmir kayığı sanki orsa gitmemesi için planlanmış bir düzende seyrediyor,rü zgara karşı kollarını açmış,kanatlarını açmış bir kuş gibi,dümencisi de ayakta göğsünü rüzgara vermiş bir levent,
bizim kayığımız,İzmir kayığı bütün bu olumsuzlukları yenmeğe ve varmağa çalışıyor rüzgara,sevgilisine,

yabancı tekne soruyor tekne sorumlusunun adını,garibine gitmiştir çünkü seyir,
üstelik hiç biri de can yeleklerini giymemiştir,
belkide yanlış görmüştür yabancı tekne,
bir açıklama beklemektedir, kendisini duymadıklarını sandığı halde bana ne deyip,ne istiyor diye rotasını değiştirmeden seyreden tekneden,belkide bir yardım istiyordu.
Belki de İzmir Belediyesinin yolunu soracaktı.
Cevap bile alamamak üzmüştür onu,yada duymamıştır cevabı,veya kendisini duyuramamıştır.

Yabancı teknenin günlüğünden.

Deniz-yelken adına
Erkut Soysal

25 Eylül 2007 Salı

AYNI TONOZDA 30 YIL

30 yıldır teknemi bağladığım,düzenimi kurduğum,kimseye ait olmayan bir yerde kurallara da uygun bağlı teknemi ,sen burada otuz yıldır kalıyorsun yeter artık biraz da biz kalalım tekne bağlıyalım yaklaşımı ile oradan kaldırtmayı düşünmek bana biraz garip geldi,liman ve barınakların sahipsizliği yerine yetersizliğinin size yer verilmesini zorlaştırdığını anlatsanız daha anlaşılır bir ifade olurdu sanırım.
Ama" sen git ben bağlayayım "mantığı (hatta mantıksızlığı) kabul edilebilir birşey değildir.Bunu zor bulduğunuz yere gelip sen git buraya ben teknemi bağlıyayım diyebilen biri olduğunda ancak anlarsınız.

Erkut Soysal

"ertanko@superonline.com" wrote:

iyi günler bu gurupta her şeyi konuşabilmeliyiz. tabiki kimseyi kırmadan, sinirlenmeden. bahsettiğiniz yerleri bilmem ama yağma hasanın böreği gibi kaptığı yeri sahiplenmesi maalesef yaşadığım yer olan geliboluda'da var. adamın bana söylediği söz; ''ben burayı 30 yıldır kullanıyorum. arkadaş sen başka yere bağla''ne güzel sen 30 yıl kullanmışsın bırak bizde 30 yıl kullanalım bakalım iyi oluyormuymuş. emekli olduktan sonra küçük bir tekne alıp bende çok sevdiğim denize bir heves çıkmaya başladım. ancak iç limanda bir yer edininceye kadar bir hayli zahmet çektim. tabi bu liman ve balıkçı barınaklarının sahipsiz olmasından kaynaklanıyor. deniz kıyısında olan her yerleşim biriminde yeteri kadar bu konu ile ilgili yatırım yapılmazsa, ve yerel yöneticiler tarafından barınak ve limanlar kontrol altına alınmazsa bu olaylar sürüp gidecektir. ertank17

deniz-yelken adına
Erkut Soysal

16 Eylül 2007 Pazar

TYF 1988

Bundan yirmi yıl öncesi,TYF Başkanı Sayın Macit BULUÇ aşağıdaki proje ve çalışmaları 1988 çalışma raporlarında sunmuş idi.

O günkü taleplere göre düzenlenmiş bu belgenin günümüzde incelenmesinin bazı konularda bakış açımıza ışık tutacağını düşünmekteyim.

Metin aynen alınmıştır.

Taslak çalışmalar ve projeler.

a) Türk Denizcilik Kurumu veya Deniz Kuvvetleri Tersaneve atölyelerinden çok mıktarda eğitim teknesi yapım tasarısı
b)Denizlerde birleşen kuruluşlar ile işbirliği sağlayarak maddi destek ve finans kaynağı tasarısı.
c)Reklam fonunu geliştirme tasarısı.
d)Türk Yelken Vakfı'nın kuruluş ve destek projesi.
e)Turizm ve Tanıtma bakanlığı ile işbirliği tasarısı.
f)Vatandaşlarımızın Yelken sporu ve denizcilik bilgi ve becerisi ile ilgili eğitim çalışmaları ve yelken sporunu tabana yayma projesi.
g)Tanıtıcı yayınlar ve inşaiye projesi.
h)Elit sporcu yetiştirme projesi.
i)Kayıkhane tesislerinin islahı projesi.
k)Okullar ile müşterek çalışma tasarısı,pilot yelken eğitim kampları projesi,okullar ile işbirliği projesi.
l)12 ay süreli faaliyet projesi.
m)Muafiyet konusu projesi(federasyon düzeyinde mevcuttur.)Kulüplere ve şahıslara indirgenmesinin temini çalışmaları.
---------------------------------------------------------------------------------
Deniz-yelken adına
Erkut Soysal

14 Eylül 2007 Cuma

YARIŞ

Yarışmak;
her konuda olduğu gibi, yelkende de, pişirilen yemeğin sosudur,
bazılarımız sossuz yemeklere mecbur kalırız,sağlığımız açısından,
bazılarımız ise sosunu yemeğinden fazla tercih ederiz,
üzerimize dökmedikçe sosu,alınan keyfin tarifi olmaz,
kendimiz dökersek daha az rahatsız oluruz ama servisteki şef üzerimize dökerse tahammül etmek imkansız gelir bize,
hem malzemesi ve hem de servisinde dikkat gerektiren bir ağız tadıdır sos.
Sossuz yemek,
yani
yarışmadan yaşam pek fazla keyifli bir şey değildir,
yeterki dozu ayarlıyabilelim.
Sevgilerimle.
deniz-yelken adına
Erkut Soysal

12 Eylül 2007 Çarşamba

OPTİMİST TEN YACHT ÇILIĞA

Eski optimistçileri kırpar,laserci yaparlar,
hepsini de değil,
laserci olamayanlar babaları zenginse küçük yaşta yachtçılığa başlarlar,

deriz ya aslında TYF tarifinde hepsi yachttır.

Diğerleri hiç bir şey olmazlar,

Seneler sonra ben eski yelkenciyim,optimistten başladım derler ve yachtlara binerler işte tehlike buradadır.
Bindikleri tekne yirmi sene önce birkaç ay kullandıkları optimist değildir.Ve sorun olurlar bir bölümü.

Laser,420,470,finn derken bir bölümü gerçekten iyi yelkenci olurlar,yacht dediğimiz açık deniz teknelerinde kendilerine görevler bulurlar,

kendilerini aşabildiklerinde,yani artık sadece kendi güç ve bilgileri ile bu yachtın gidemiyeceğini erken anladıklarında,ekibin ve paylaşımın yanı sıra tevazuun anlamının özüne inebildiklerinde,yavaş yavaş iyi yelkencinin yanında iyi denizci olmaya da başlarlar.

Daha önceleri hep tek başlarına verdikleri kararları ve hemen uygulayabildikleri hareketleri,bir açıkdeniz yachtında becerebilmenin uyum ve zamanlamasının gerekliliğinin getirdiği tavrı gösterebilirlerse iyi denizci olmaya biraz daha yaklaşırlar,bunu beceremeyenler sadece iyi yelkenci olarak kalırlar.

Yelkene kullandığımız anlamda yachtta başlamış olmak bu uyum gerekliliğinde ve paylaşımda bir avantaj getirir yachtçılara,eski alışkanlıklarla optimistçi gibi davranmadıkları için,

fakat bu demek değildir ki optimistçiler bu işte tümüyle zorlanır,eski alışkanlıklarını aşabilirlerse,eski bilgilerini de aşmakla aranılan eleman olmaları kaçınılmazdır.

deniz-yelken adına
Erkut Soysal

Gene kavramlar karıştı suç bende değil.Benim için sorun da değil.