28 Temmuz 2007 Cumartesi

Cumhuriyet mitingleri

Yarın Bugündür

Sevgili Uca Sizin televizyondan gördügünüz manzarada yer alanlar Optimistler, Laserler degildi aslinda, onlar YARINLARIMIZ dı bizim,
bugünden bize güven veren,
Gavur Izmir in günlük olaylara önem vermezmis gibi görünen rahat yasam tarzinin altinde gizlenen,yarin ,yeri ve zamani geldiginde gereken davranisi göstereceklerine olan inanclaridir, ve iste dün böyle bir gündü.
Görevini yapanlara tesekkür etmek gerekmez,
Sevgi ve saygilarimla.
Erkut Soysal
not.miting süresince yakinlarinda olmaga özen gösterdigim,yarinlarımızla ilgili cekimleri düzeltebilirsem, iletecegim.
selmau wrote:
Sevgili Soysal, Izmir Cumhuriyet Bulusmasini Ist.dan evde televizyondan takip ettim. Tandogan sonrasi televizyon kanallari bulusmalari daha fazla yayinlar oldu!:) Denizdeki manzara görülmege degerdi.
Orada Optimistler, Laserler gördüm bugün, Laik Cumhuriyetin simdiden önemini yasayan, paylasan gelecegimizin bekcileri olacak yelkenci kardeslerimizi, gencleri ve tüm yelkencileri. .. Tesekkürler Izmir, tesekkürler Izmirli deniz sevdalilari ve yelkencileri. Herkesi kutlamak gerek. Laik Cumhuriyetin pruvasi neta olsun... S&S Selma ---

Erkut Soysal wrote: > > Simurg inancini sergilemek ,bu denizler bizim,bu vatan bizim diyenlerle saat 10.00 da birlikte olabilmek onurunu yasamak icin Izmir körfezine yelken basiyor.
Erkut Soysal

İP VE HALAT

Denizde ip varmıdır?

Gurubumuzda bilgi paylaşması tekrar hareketlendi.Ne güzel.
Konulardan biri ipler,
ip varmıdır,yokmudur denizde ,
kullandıklarımıza ip dersek ne olur?
Sevgili arkadaşlar bence ip vardır ve ip sadece genel bir tariftir,
her birinin yapımına,kullanıldığı yere,kalınlıklarına,ve malzemesine göre ayrı ayrı isimlendirilmesi bizim dil zenginliğimizdir,sonuçta hepsi ip tir.İplikten yapılmıştır.
Geçmişte genelde bitkisel elyaftan yapılırlar ve bunları da urgancılar yapardı.
Kalınına urgan denirken incesine ip,dokumalarda kullanılanına incesine iplik,bağ ve bazı diğer dikişlerde kullanılan özel yapımına sicim denilirken yine bitkisel lifler dışında hayvansal lifler,kıllar ve kullanılarak ipler ;yani iplikler ve bunlardan sicimler ve halatlar yapılırdı.Bu iplerde kılların yanısıra barsaklar,sinirler,deriler gibi hayvansal orijinli iplik ürünler çok yaygın kullanılırken yanısıra metal teller de yine tel ve halat adlandırılmalarıyla kullanılmaktadır.
Halat bunların sadece bir bölümünün tarifidir,ip ise tümünün.
Denizde genel tercih,ipin çok değişik amaçlarla kullanılmasından doğan çeşitliliğini de bize en kısa yoldan anlatabilecek halat kategorizasyonudur.Genelde de böyle kullanırız,uygunu da budur.
Tek dilden konuşmak önemlidir denizde.Buna rağmen ip vardır.
Bence...

İpin ucu kaçmadan.

Erkut Soysal

24 Temmuz 2007 Salı

LOZAN ANTLAŞMASI

LOZAN'IN ÖNEMİ


Lozan Barış Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın sağladığı, Türk milletinin hayati haklarını ve emellerini gerçekleştirdiğ i bir eserdir. Lozan aynı zamanda, Orta Doğunun en önemli bölgesinde, barış ve güvenliği kurmak ve devam ettirmekle dünya barışına da hizmet etmiştir. Türkiye Lozan'da Misak-ı Milli'yi gerçekleştirmiş tir.
Türklerin varlığını ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tartışmasız kabul eden uluslararası bir belgedir.
Lozan, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin temel amacı olan Anadolu'nun parçalanmasını ve Türklüğün ortadan kaldırılmasını öngören Sevr Antlaşması'nın hükümlerini geçersiz hale getiren bir antlaşmadır.
Lozan'la birlikte her türlü kapitülasyon, imtiyaz ve özerklikten arınmış siyasal ve ekonomik bağımsızlığa kavuşmuş tam bağımsız Türk devletinin kuruluşu sağlanmıştır.
Anadolu'yu sömürgeci devletlerin sömürgesi haline getirme planının en önemli parçası, Sevr, aynı zamanda Anadolu'da dinsel ve etnik ayrıma olanak tanıyan çok hukuklu bir sistem yaratıyordu. Lozan'la birlikte sömürgeci devletlerin bu düşünceleri de hayal olmuştur.



ve bu gün takvimde o günün yıldönümüdür.Kimsede tık yok.

neler oluyor bize?

www.mu.edu.tr/t/duyuru/2005/08_2005/02.html


Erkut Soysal

21 Temmuz 2007 Cumartesi

GPS VE KLASİK HARİTALAR

GPS VE KLASİK HARİTALAR da


12°12'12" neyi ifade eder?


12° 360 a bölünmüş sistemden 12 adedini


12' 360 a bölünmüş sistemin bir parçasının 60 a bölünmüş parçalarından 12 tanesini

12" 360 a bölünmüş sistemin bir parçasının 60 a bölünmesinden elde edilen
bir parçanın da 60a bölünmesi ile elde edilen(YANİ 3600 E BÖLÜNMÜŞ)
bölümlerden 12 tanesini ifade eder,

SONUÇ.

BU KAÇ DEFA ALTMIŞA BÖLÜNDÜĞÜNÜ GÖSTEREN İŞARETLER
Sadece 60 LIK SİSTEMDE KULLANILIR DOĞAL
OLARAK.
TOPLAMLARI 60 OLDUĞUNDA BİR ÖNCEKİ BASAMAĞA BİR İLAVE EDİLİR.

Bu sistemlerde (,) kullanılmaz
(, )desimal sistemin aracıdır (,) veya (.)nokta,
ayrıntılı uygulamalar ve metodlarda 60lık tam saniyelerden sonraki saniye kesirlerinde kullanılırlar sadece.

BENCE.

Örnek:359°59'59,99" veya59, 999" veya saniye kullanmadan dereceden sonra 59,999' gibi


Erkut Soysal

19 Temmuz 2007 Perşembe

Ağaç tenke inşaasında Türkloyd

www.turkloydu.org/TR/TL/Yat/YAT03.PDF

Yukarıdaki adreste kelimelerin Türkiye de tekne inşaasında kullanılış şekillerini çok detaylı bulmanız mümkündür.Bir bölümü aynen halen kullanılmakta olmasına rağmen değişik yerlerde kullanılanlarının ,kullanıldığı yerlerle birlikte anıldığı görülmekte,bir bölümünde ise kullanılan aparatla özdeşleştirilmiş isimler de kullanılmaktadır.
örnek
clamps- işkenceler olarak kullanıldığı gibi,işkence ile sıkılan parçaların uyumunu sağlayan diger parçanın adı da olabilmektedir.

scupper ise frengi ve benzeri tahliyelerin çıkışlarına,son kısımlarına dizayn edilen bölümlere verilen ad olduğu bilindiğine göre uygun karşılığı inşaat sektöründe mutlaka vardır.Mimar arkadaşlar herhalde cevaplıyacaklardır.

Stringers kullanıldığı yere göre adlandırılan boyuna(uzunlamasına) kirişlerdir .(tuza ve hava şartlarına dayanıklı kaplanmış tellere,halatlara da kullanıldığı bilinmektedir)

Türkçe karşılıkları,bu sektörde kullandığımız anlamında ise,loyd u baz almamız zorunlu olmaktadır.

Erkut Soysal

14 Temmuz 2007 Cumartesi

DENİZE ADAM DÜŞTÜ-DAD-MOB

DAD-MOB

Denize düşen birini kurtarmayı planlayan ve bu işi yapan biri kaza anındaki durum ve koşulları dikkatlice göz önünde bulundurmak zorundadır.Bu nedenle uygulanan denizcilik eğitimlerinde denizcilere değişik koşullarda kurtarma çalışmalarının yaptırılmasının önemi ortadadır.
Kurtarma işleminde kullanılacak donanımın en iyi durumda ve gecikmeksizin kullanılabilirliğinin ve seçilecek yönteminde uygun olması gereklidir.
Kurtarma işlemindeki tehlikelerin endüşük seviyeye indirilmesinin yanı sıra personelin yüzme yeteneklerinin önceden bilinmesi ve tehlike anında dikkate alınacak sağlık ve fiziksel önlemlerinin bile önceden planlanmış olması iyi kaptan-denizci olmanın gereklerindendir.
Genel tarifte iki yöntem görülmekte olup bunlardan biri yüzdürme yetenekli bir malzemenin kazazedeye doğru atılıp temas sağlanmak üzere tekneye manevra yaptırılması,diğeri ise yüzdürücü malzeme kazazedeye atıldığında teknenin durdurulup,kazazedenin bununla tekneye gelmesinin sağlanmasıdır.
Bu yöntemin başarısı genelde göz ardı edilmesine ragmen,denize düşenin denizde kendini idare edebildiği görüldüğünde,daha önceden kendisine verilmiş,teknenin kendisini terkedip gitmeyeceği ve uzaklaşmayacağı inancını kaybedip gereksiz çaba ve endişe içerisinde yanlışlar yapmasını önlemekte etkilidir.
Hemen durdurulan teknenin kaza yerine daha yakın kalacağı varsayımıyla,sürüklenmeyi önleyici tedbirlerin teknenin tipi ve vasıflarına göre alınması uygun olmaktadır.
Bizim kazazedeyi görebilmemiz kadar önemli, başarı şartlarından biri kazazedenin de bizi görebilmesidir.
Kendi kendini kurtarma yöntemlerinin geçerli olmadığı durumlarda yani kazazedenin yüzemediğinin düşünüldüğü durumlarda can yelekli ve donanımlı birinin suda müdahalesi uygun olmaktadır.
Denize düşenin kendini kurtarabileceğinden en ufak bir şüphe varsa tekne kazazedeye götürülmelidir,eğer görülemiyorsa tekneyi kazazedeye götüreceği düşünülen ,tekne vasfına uygun manevralar gecikmeksizin uygulanmalıdır.Bunlar daha önce yayınlanmıştır.
Başın, kazazedeyi tekneye alır iken rüzgardan çabuk açmamasında kazazedenin vasatın biraz ilerisinden tekneye alınma işleminin yapılmasının faydalı olduğu tesbit edilmiştir.
Yelkenlerin indirilmesinin gerekebileceği de gözlenmiştir.
Bir yüzme merdivenin yada çımasında kasa olan bir halatın bordadan sarkıtılmasının yardımcı olduğu görülmüştür,daha önce sitemizde yayınlanan bağlar konusunda anlatılan İZBORÇO –İZBARİ bağı bu iş için ideal bağdır,
Fiziki yetenekli birinin kazazedenin yorgun ve zayıf olması halinde denize girmesi kıç aynalıktan veya bordadan iyice aşağı sarkarak omuzunun basamak olarak kullanılması tekneye çıkmasına yardımcı olabilir.
Bilhassa yaz aylarında hareketsiz birini denizden, fazla alçak olmayan bir yere bile alabilmek oldukça güç ve yalnız iseniz olanaksız gibidir,çogu zaman ,üzerinde ,tutabileceğiniz onu tartabilecek hiçbir giysi ve ekipman olmadıgından mutlaka zorlanırız veya zarar veririz.Bu sebeble can yeleği önemlidir bu mevsimlerde,her mevsim oldugu gibi.
Ana tema bilgi ve deneyimdir,DAD-MOB bilgilerimizin yeterliliğini sorgulamamız,bu eğitimi deneyimle alacağımız sonuçlardaki olumsuzluklardan bir ölçüde bizleri kurtarabilecektir.
DAD eğitimi denize usturmaça atıp dönüp onu almak değildir.
Saygılarımla.
Erkut Soysal

Sayin Mehmet S. Uygan notlarindan faydalanilmistir.

TEKNEDE ISINMA

Sevgili Denizciler,

Teknede yaşamak,bana göre çok değişik bir kavram,bunu önceden kabul eder isek,teknedeki yaşamda,teknesinde yaşayan denizci kadar çeşitlilik olduğunu göreceğiz.

Teknede yaşam koşullarımız ve teknemiz,bizim beklediğimiz veya zorunlu uymak durumunda olduğumuz yaşam koşullarımıza paralel ve gereksinmelerimiz göz önüne alınarak düzenlendiğinde keyif verici bir tarz olmasına karşın,burada oluşabilen eksiklikler ve onların karşılanma zorunluğu, bu tarzımızın oluşturulmasının kendimizin dışındaki etkenlerede bağımlı olduğunu ortaya koyar.

Eğer bir bölümümüzün tarif ettiği gibi,bu bir kaçış ise,kara ile irtibatın an aza indirilmesi hedeflenebileceği gibi,asgari ihtiyaçlarla yetinmek ve ona göre kurgularla,fiziksel ve ruhsal yetilerimizin izin verdiği sürece "bizce" kendimizle birlikte olmak uygun görülebilir,diğer bir talep ;biriyle veya bir şeyle yanlız kalabilmek ise mutlaka o kişinin veya o şeyin taleplerininde teknede karşılanması göz önüne alınmalıdır.

Yani niye teknede olduğumuzun farkına varmak önemlidir.

Teknede yaşamak ile tekneyi mesken olarak kullanmak arasında çok kalın bir çizgi vardır.

Denizde yaşamakla da çok farklı anlamı olan bu kavramlar ayrı ayrı ele alınmalı ve ona göre ne istediğimize karar vermeliyiz.
Hatta bir koyda demirli bir teknedeki tarzla, marinada bağlı teknede yaşamanın nekadar farklılık gösterdiğini hepimiz biliyoruz,
amaç görmek ,gezmek, varmak olduğunda tarzımızın buna uygunluğunu sağlamamız gerekir.

Bu farklı talepler bizi teknede taleplerimizi karşılayabilecek sistemlere sahip olmaya iter.

Bu talepler; iyi bir barınma imkanı,iyibir mutfak,iyi bir salon,konuk bölümü,rahat bir seyir,hızlı bir seyir,emin bir seyir gibi tercihlerimiz olarak belirir.

Aslında tekne sahibi olmak veya teknede yaşamak talebinin altında yatan ön önemli nedenlerden biri,tekne sahibi olmakla edineceğimizi düşündüğümüz ve bize çok çekici gelen denizcilik ortamı içinde bulunabilme talebimizdir.

Bu nedenle üç tip davranış şeklini gözleriz.Abrayabileceğinden öte bir tekne ile başlayanlar,ki bunlar daha sonra denizde başkalarına ihtiyaçları olduğunu hissettiklerinde eğer paylaşma duyguları gelişmemişse rahatsızlıklar başlar,doğru tekne ile başlayanlar,şimdilik bununla başlayayım sonra düzeltirim şekliyle başlayanlar.

Tekne tercihlerinde ön plana çıkan ekonomik olanaklar vasıflı tekne seçilememesine neden olsa bile,denizci kendi teknesinde yaratacağı kendi tarzı ile bunları aşmalıdır.
denizci olmanın önemli göstergesidir bu.

Isınma sistemleri ise teknede yaşamayı planlayanların uygun çözümlere ulaşması gereken bir ihtiyaç olup kesinlikle teknenin yapım malzemesi,tarzı ve tipi ile birliktelik gösterir.

Genelde ısıtma sistemleri teknelerde nem oranları üzerine etkili oldukları değerlerde işe yararlar,yani asıl önemli unsur birlikte planlanması gereken havalandırmadır.

Sintinelerinde su bulunduran veya sintinelerinde su bulundurmayan,ahşap,sac,aliminyum veya sentetik malzemeden imal edilen teknelerdede farklılık göstermesi gerektiğini düşündüğüm bu sistemlerle ilgili daha detaylı bilgileri gurubumuzdaki bu konuda uzman kişilerden almak sanırım kapımızdaki mevsim nedeni ile uygun olacaktır.

Tüm denizcilere sıcak ve kuru tekneler dilerim.

Erkut Soysal

KARAR VERMEK

Eski yazılardan


Hiç karar vermek zorunda kaldınız mı?tekneyimi kurtarayım, denizdeki adamı mı,
Hiç karar vermek durumunda kaldınız mı,bir kişiyi kurtarmak için on kişinin hayatını rizke sokmaya,
Hiç karar vermek zorunda kaldınız mı,on kişinin hayatını kurtarmak için bir kişinin hayatını rizke atmasina izin vermeye
Hiç karar vermek durumunda kaldınız mı bir kişinin hayatı için kendi hayatınızı hiçe saymaya,
Hiç karar vermek durumunda kaldınız mı,siz yaşamazsanız hiç kimseye faydalı olamıyacağınıza,
Hiç karar vermek durumunda kaldınız mı,yaşam elleriniz içinde ve siz yetemezken sakin olup,diğerlerini kendiniz gibi görmeye,diğerlerine kendiniz gibi davranmaya.

Deniz büyük, deniz derin,deniz zincir ,her baklası birbirine bağlı,deniz ciddi,

Denizci bilmek zorunda,
Denizci yetmek zorunda,

Derlerki deniz baba ,denizci oğul,
Baba oğulu korur ,kollar,akıllı ve güçlü olursa..

Hiç karar verdinizmi denizci olmaya.


Tam bir gönül ve deniz insanı

Sevgili kardeşim Behlül’ e

Erkut Soysal

DENİZE DÜŞMEK

Eski yazılardan

Hangimiz becerebiliriz ve egitimliyiz denize dusen kendinde olan fakat hareket edemeyen birini teknemize almaya,
hangimiz becerebiliriz ve egitimliyiz denize düsen ve kendinde olmayan birini teknemize almaya,veya kaç kisi alamayiz onu tekneye,biliyormuyuz,
kaç kisimiz yeterli egitim donanim ve ekipman olmadan denizde panikteki birini selamete çikarabiliriz,teknenin kicinimi kazazedeye getirelim,kazazedeyimi teknenin kiçina getirelim,evet yardima kosmak çok güzel,olmasi gerekende bu,iyi niyet tartisilmaz ama avucunuzdaki hayatin ucup gitmesi de aci,tamam mukadderatsa mukadderat,fakat ya degilse, göz göre göre ölüm.Yinede deniz en emin yerlerden biri,yasamin en az rizkte oldugu ortam,bir kisi bile olsa niye olsun.
Geçenlerde moda olan bir deyisle" egitim sart"
Saygilarimla
Erkut Soysal

BİR DENİZ AŞIĞI

30 eylül 2006
Denizden bir kesit bu anlatacaklarım,doğrusu , yanlışı ,eksiği fazlası olabilir,ama inanın gönülden.
Bir edebiyatçı olmadığım için bazı şeyleri size anlatmakta başarılı olmayabilirim,yazı lisanı katı ve soğuk sanki
Bu gün saygın bir deniz adamını,bir dostumu,hocamı,deniz partnerimi kaybetmemin birinci yıldönümü,
Bir çoğunuz adını duymamış olabilirsiniz,denizci tevazuu derken ne dendiğini onu tanıdığımızda daha iyi göreceğiz eminim.
E.Dz.Kd.Alb. Mehmet S.Uygan.
TEMEL YELKENCİLİK adlı ,zamanında denizin el kitabı denilebilecek eseri bize kazandiran,yıllarca Yelken Federasyonunca eğitim kitabı olarak kullanılan kitabın derleyeni yazarı.
Yıllardır görürdüm,”KAPTAN “ C -class yatını
içinde bir centilmen ve eşi,beyefendide, beyaz, ütülü denizci pantolunu üzerinde uygun bir üstlük,zarif bir manevra ile demir yerine gelir,gelirken açıkta tekne suyu alınır,sintine suyu değil çünki makine yoktur teknede.buna rağmen demir yerinde yapmazdı bu işi,yelkenleri uygun hale getirir,demirler,havuza telaşla değil çevikçe koşar,yelkenleri alır katlar,iskotaları söker ,bağ yapar yerine asar,gözlerdim kendini,hiç bitmezdi işi teknede, önce dragon zannedersiniz tekneyi,dragon dediğimizde zarifçe anlatır dragonla farkını bizim anlıyacağımız şekilde.
,tekne boyu 9.40,yapım 1964 yelken numarası meşhur TK 23
üzerinde 65 yılı yelkenleri,orijinal ağaç direği,mandarlar 6 lık çelik tel, çıtalar ağaç,fiberleride var artık, ama bir vida değiştirmeye kalksam,Erkutcuğum bu teknenin orijinal malzemesi bir bakalım kullanılabilir mi,bir halat değiştirmeye kalksam,Erkutcugum onu atmayalım,kılıfını sıyırırız,bir balıkçıya veririz iskarmoz halatı yapar diyen biri.
Teknelerimiz yanyana idi.Dost olduk çabukça,birlikte yarış organizasyonları yaptık yıllarca,son beş yıl birlikte yariştık,beş yıl birlikte yarıştık derken hemen merak edilecektir kaç yarısa katıldınız birlikte,sadece altı ,yılda bir yarış için hazırlardık kızımız tekneyi,kasımda karaya çeker,mayıs sonu inerdik denize,tekneleri diri tutmak kolay ama ilk hali ile yaşatmak oldukça zordur.Çivisini bile yaşatarak.Bu yöresel yarış çok önemliydi bizim için, kendimiz düşünmüş, kendimiz kurmuş kendimiz yaşatıyorduk becerebildiğimiz kadar.
Beni üç kere ağlattı
Bu yarışlardan birinde,benim denize bir tekne daha kazandırmak düşüncesi ile izniyle başka bir teknede yarıştığım bir yarışta,bir çok teknenin fener şamandıraları ile yarış samandırasını karıştırarak dönmediği bir şamandırayı, kendisinin de dönmediğini fark ettiğinde,diğer tekneler finis hattını kat edip deklarasyon vermelerine rağmen,sınıfında birinci olmasına rağmen,hattı kat etmeyip deklarasyon vermediğinde beni ağlatmıştı.Birde kendisinin popüler bir yat kulübünden yarışa davet edildiğini anlatıp,yarış günü herkesten önce tekne başına geldiğinde,”böyle bir sistemimiz yok” deyip onlarca tekneden birine bindirilmediği gün ağlamıştım,o yine beni hiç gocunmadan eğitmiş,Erkutcuğum yarış ciddi bir iştir,ekip işidir ben yanlış yaptım,en azından bir gün gidip onlarla çalışmalı ve görev bölümü yapmalıydım hadi yüksek bir yerden seyredelim diyebilmiştir,o teknelerdeki birçoğundan daha iyi bu işi yapacağı kesin iken.
Birde geçen yıl bugün ,vedalaştığımız gün ağlattı.
Halbuki neler planlamıştık.Motorsuz bir seyirle “Kaptan” la Kuzey Ege,ön hazırlığını da yapmıştık,Tabii yedeğimizde iki beygirlik YANDAN TAKMA bir tedbirle,tercümesini tamamladığı Off-shore sailTraining Manuel ve bundan faydalanılarak hazırlanan Deniz Harb Okulu Askeri EğitimBaşkanlığınca basılan YAT EĞİTİMİ İÇİN GEREKLİ STANDARTLAR ın geliştirilmesi çalışmaları,Yine YAT YARİŞ TEKNİĞİ kitabının analiz ve geliştirilmesi,YAT/YELKEN EĞİTİMİ DERS NOTLARI I kitabının devamı ve geliştirilmesi, müsveddeleri elimde kalan,GENÇLER İÇİN BİR YELKEN PROGRAMININ ORGANİZASYONU,YELKENCİLİK NASIL ÖĞRETİLMELİ,BİR YELKEN KULÜBÜNÜN ORGANİZASYONU,BARBADOS YACHT ASSOCİATİON TÜZÜĞÜ tercümesi,REZERVUARLARDA YELKENLE SEYRETMEK İÇİN BAZI NORMAL MÜSAADE ŞARTLARI,1964 AMERİKA KUPASI GALİBİ CONSTELLATİON un dümencisi Robert N.Bavier,jr. nin SPİNNAKER KULLANILMASI yazılarının tercümeleri,
Hem bunları birlikte tamamlamak hemde Amerikadan ve Avustralya dan gelen altı misafimize tatil geçirtmek için bir deniz planladık, sevgili kardeşim Ankara yelkenden dostum Mehmet Şükrü Yılmaz bize Marmaris ten bir tekne ayarladı uygun kosullarla sağolsun,50 feet Beneteau,otobüs gibi ama komplike olmadığı ıçın seyirde tek kişi yetebileceğim vasıfta,zaten gezeceğimiz yerler Marmaris-Knidos arası yani bizim mahalle ve Yunan Adaları,Yunan takıntınız yoksa oraları bile artık bizim mahalle sayilir,güzel bir gezi,uzatmamak için arayı atlıyorum,Rodos tayız , Bozburuna geçeceğiz,akşam nefis bir yemek,tek sorun rakı ,zor bulunan bir şey.Sabah işlemleri yaptırdık,mutluyuz , problemsiz geçiyor herşey,albayım başüstünde Mandraki de başa gelebilecek demir takmak gibi sorunla karşılaşmadan demiri aldik,iskele kıç omuzlukta etrafı seyrediyor hocam,iki mil gibi bir hızla iki geyiğin arasında.....ve.....yaşam bitti.Yanımızda rıhtıma bordalamış bir mega yattan (CHRİSTİNA) sağlık ekibi hemen anında geldiler tüm gerekli ekipmanla ama geri döndüremediler, yine de yapabilecekleri her şeyi yaptılar KENDİLERİNE SONSUZ TEŞEKKÜRLER.
Tekne sorumlusu olarak gerekli işlemleri tamamlamam ogün ve ertesi gün sürdü,Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın birimlerinin yakın ilgisi,konsolosluğumuzun ilgileriyle tahsis edilen bir tekne ile naaşı Marmarise gönderilmek üzere planlanıldığında ben tekne ile Marmarise döndüm,oradan da Urlaya ,ertesi gün Urla da askeri törenle toprağa verdik denizi gören bir yerde,yanında da çok sevdiği KAPTAN teknesinin orijinal yekesi ile.Kendiliğinden gelişen bir ritüelle,yekeyi oğlu Bob a verdim ,oda babasının yanına uzattı.

Selamlar sana komutanım,nur içinde yat.

Deniz Eğitim Komutanlığı
T.C.G.SAVARONA GV.Telsiz
64-1-647
Erkut Soysal

12 Temmuz 2007 Perşembe

KONU NEDİR

Çözüm eylemle gelir,

Konu bayraksa,
Dsti gerçekten yabancı bayrakla seyretmekten rahatsız olan elli tekne toplar bulabilirse,
Bütün iletişim guruplarını kullanır ,teknelerine şurada şu saatten itibaren yabancı bayrak basmayacağını,Türk bayrağını toka edeceğini ilan eder,konunun da nedenlerini tüm kamu oyuna gereğince duyurur,kendilerine uygulanacak müeyyidelere karşı tavrını gurup olarak koyar,hukuki ve mali desteğini de koyar,


Vergiler söz konusu ise,Türk bayraklı tekneler toplanır buna benzer bir eylem koyar,haklı olduğu tarafları öne çıkararak,vergileri ödemezler ve sistemle papaz olurlar,sansasyon sağlanır,

Konu yerli tekne üreticilerinin fiat politikaları ise,guruplarda açıkça karşı tavır alınarak çok kolay çözüm sağlanabilir.Ama dar olanaklarla ,özverilerle bu sektöre hizmet veren kuruluşlarımıza nasıl bakmalıyız,onlarla sorunu tartışmadan böyle davranmak yarar mı zarar mı getirir.?

İlan vermek basını beslemekten öte işe yaramaz.

Esas olan verilecek ilanı,ilan olarak görmeyen,bir sivil toplum hareketi olarak görebilecek basını yanımıza alabilmek, amacımıza hizmet etmesini sağlayabilmektir.
Bence.

Hangi çevrelerden ,nasıl reaksiyonlar gelebileceğini gözümün önüne bile getirmek istemiyorum.Kabus gibi.
Hangi basının da böyle bir bildiriye tekneciler(yatçılar) veya deniz açısından yaklaşacağını kestiremiyorum.
Parayla yaptırmak kolay.

Şimdi kılıçlar çekilecek bunu hissediyorum.

deniz-yelken adına

Erkut Soysal

KONU NEDİR

İKİNCİ EL YABANCI BAYRAK SÖYLEŞİLERİ

Sayın Genç

Amacım mevcut rahatsızlıkları veya hassasiyetleri daha da konunun içine çekmeden ,öze inmemiz gerektiğini vurgulamaktır.

Ben ,sizin dilinizle teşhis doğru konulursa,tedavinin de çok kolaylaşacağı inancındayım,ama tedavide başarıda bu yoldaki isteğin de nekadar önemli olduğunu benden iyi bilirsiniz mutlaka.

Yine sizin dilinizle hasta olmadığı halde,aynı semptomları gösterip gerçek hastalara sağlanan ayrıcalıkların hastaymışcasına başkalarınca kullanılışının sergilenmesi çözüme yardım etmiyecektir.

Gerçekten ihtiyacı olmayan birinin ekonomik şartlar nedeni ile bayrağından teknesinde vazgeçmesi kadar, böyle bir uygulamayı fertlerine yaptıran sistemin yargılanması ve bu sakatlığın kaldırılması,bu kaldırışın da ,uygulanırken sadece sivil toplumun değil,sektörün ve kamu yönetiminin yararlarının göz ardı edilmemesini anlatmaya çalışıyorum.

Bence konu içerideki vergiler değildir ilk anda,
Buna benzer onlarca malzemede aynı uygulama yapılmaktadır.

Konu teknenin lüks olmadığını anlatabilmektir, tüketim değil üretim malzemesi olduğunu sergileyebilmektir.
Bilmiyorum bunu da nasıl becereceğiz,bu işin yükü sizlere düşüyor,
ve de bu ayrıcalığı tekneler için istediğimizde bunu başkalarına,
aynı vergi koşullarına tabi diğer kesimlere kabul ettirebilmektir ,anlatabilmektir zor olan.

İsmin iyi konulması şarttır,insanlara teknelerin ve denizin ulaşılamaz olmadığını,yetkililere de bunu sağlamakla yükümlü olduklarını anlatmak için organize olmalıyız.

Bu nedenle yabancı bayraklı tekneler yerine,Ulusal bayraklı teknelerimizin sorunlarından başlamalıyız,yerli üretimimizi gözden geçirmeli,destek olmalıyız,özendirmeliyiz insanımızı,

çözümün bir ayağı da budur.
İnsanların tekneye ulaşamamasıdır problem.

Bence.

Konuşabildikçe anlaşacağımız kesindir.

Erkut Soysal

Konu nedir?Yabancı bayrak mı?

Konu nedir.

Suya sabuna dokunmadan

Böyle başlıyoruz ama mümkün değil

Başka açıdan baktığımda bir sosyal bilimci olmayan benim anlayışımda ,sanki,
Sivil toplum insiyatiflerinde olması gereken davranış şekli,
kurumlar ve sistem diyebileceğimiz sivil olmayan kuruluşlarla,
birey haklarının ve korumak zorunda olduğu diğer savunmasız evrensel unsurların çelişkilerinin konu alınması davranışıdır..

İnsanın insanla çelişkisini ele almamalıdır,
bunu sanırım hukuk çözmelidir

Bireyin değil ,
gücü, erki taşıyan, sivil olmayan sistemin karşısında oluşan
anlayış ve davranış birliği olmalıdır sivil insiyatifler.

Sivil olmayan otorite ile çelişkisini çözmesinde ,
olmayan güçler dengesine karşı ,
bireyin yanında tavır alması gereken güçtür diye düşünüyorum.

Güncel konumuzdaki gibi,

kişisel tercihlerin
bu denli yargılanması,
suçmuş gibi lanse edilerek lince varacak davranışlar yaratmak değildir sivil toplum örgütlerinin görevi.

Hele konu deniz olunca mutlaka daha çok talep farklılıkları,daha çok olanak ve daha çok yetebilme ve edinebilme formları sisteme girebiliyorsa..

Bütün bu faktörler sonucu edinilen değerlerin şekli ve kullanımıda farklı olacaktır.
Kişisel talep ve tercih etken olsa bile
bir çoğumuzun denizle ilişkisini olanaklarımız belirler,olanaklar geliştirilebilir,değişebilir,ama kişisel tercih te varsa bu kimseyi ilgilendirmez

Bu tercihlere neden olan unsurları çok geçerli ve doğru olabilir insanların kendilerince,
insan olmanın getirdiği özgür tercih hakkının kullanılmasının sonucu kurallara da uygun ise , bunları eleştirmek yerine tercihini değiştirecek imkanları sunmaktır doğru olan,
tabii değiştirmesi gerçekten doğru ve yararlı ise ,

yani biz öyle zannetmiyorsak.

Bence.

Ama bunlar gerçekten çözülebilir konular,

.
Bayrak Bağımsızlık semboludür.Doğrudur,bununla ilgili
gerektiğinde
düşüncemiz aşağıdadır


Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
'' SÖZ KONUSU VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR. ..''

Karar vermesi gerekiyor bizlerin,konu yabancı bayrağı önlemek midir?,konu vergilerin düzenlenmesi midir?,konu ikinci el ithalatın açılması mıdır?,yerli üreticilere fiatlar konusunda uyarı mıdır?,vatan millet Sakarya mıdır?.Denize bir kişinin daha çıkması mıdır?


Erkut Soysal

11 Temmuz 2007 Çarşamba

SAZDAN TEKNE İLE ATLANTİK GEÇİŞİ-ERKUT SOYSAL

Sazdan tekneyle Atlantik'i geçmeye çalışacaklar!
İki kıta arasında ticaretin Taş Devri'ne kadar indiğini ispatlamak için, tarih öncesi çağlardaki gibi sazdan yapılmış bir tekneyle Kuzey Amerika'dan Avrupa'ya Atlantik'i geçmek ve tarihi yeniden yazmak isteyen Alman kaşif ekibi yola çıktı. 11 kişilik mürettebatı bulunan ''Abora 3'' isimli sazdan tekne, İspanya'nın güneyine 6 ila 9 hafta sürecek yolculuğuna başlamak üzere, bir römork ile New York limanının dışına çekildi. Sazdan yapılmış tekneleri resmeden, 15 bin yıldan daha eski prehistorik resimlerden etkilenen Alman botanikçi ve arkeolog Dominique Goerlitz, yola çıkmadan önce, ''Bu tekne atalarımızın öyle ilkel olmadıklarını göstermeyi amaçlayan bir zaman makinası, tarihi yeniden yazmak istiyoruz'' diye konuştu. New York'tan bu ilkel tekneyle yola çıkan ekibin amacı, uzmanların, ''eğer tarih öncesi insanlar Avrupa'dan Amerika'ya uygun rüzgar ve akıntıların yardımıyla gidebilmiş iseler dönüşleri olanaksız olurdu'' görüşünü çürütmek. Titicaca gölünün kıyısında yaşayan Bolivyalı bir kızılderili kabilesi tarafından imal edilen 12 metre uzunluğunda ve 4 metre enindeki ''Abora 3''te yardım motoru dahi bulunmuyor. İki gövdesi bulunan tekne, 11 metre uzunluğunda bir yelken direği ve 60 metrekarelik bir yelkene sahip. Tekneyi üretmek için 5 yıl önce başlatılan projenin maliyeti 750 bin avroyu buldu. Paranın büyük bölümü, aralarında mühendis, doğramacı ve iki öğrencinin bulunduğu mürettebat tarafından sağlandı. Teknenin ikiye bölünme veya batma tehlikesi bulunmadığını, çok güvenli bir tekne olduğunu söyleyen ekip başkanı Goerlitz, en büyük endişelerinin, kendilerini radarda göremeyecek olan dev yük gemileri olduğunu belirtiyor. Norveçli kaşif Thor Heyerdahl, yine sazdan yapılmış ''Ra 2'' adlı tekneyle doğudan batıya seyahatin mümkün olduğunu göstermiş, Atlantik'i aşmayı başardığı bu yolculuk sırasında ekvatorun uygun rüzgarları ile güçlü akıntılarından yararlanmıştı. ''Abora 3'' ekibi ise bu yolculuk sırasında Azor adaları, ardından da Cadiz'e ulaşabilmek için kendilerine karşı gelen Atlantik'in güçlü rüzgarlarıyla mücadele etmek zorunda kalacak.
Milliyet son dakika



Erkut Soysal

10 Temmuz 2007 Salı

DSTİ VE TÜRK BAYRAĞI

Dsti ve Türk bayrağı

biz deniz çingeneleri,açmazdayız,
inanmışız dstı ye sizi izliyoruz,
dsti işlevini kaybetmiş diyorsunuz ya,korkuyoruz yazmaya,
farklı düşünmenin ,yanlış düşünmek diye algılandığı ortama,
ellerinde baltalar ,kurulmuş giyotinler,acımasız fan gurupları,
biri birşey yazsada budasak diye pusuda,

oysa kim ister kendi bayrağı dışında bir bayrak altında seyretmeyi,
kim kendi bayrağı ile seyretmek onurunu istemez,mümkün mü bu?,hele hele bizim gibi sarılacak çok az şeyi kalmış toplumların göz ardı edeceği bir şekil mi bu?

Seçim öncesi elde edilecek vaadlarla çözülmez bu,basmayın yabancı bayrakları,bende dahil
bir kişi,beş kişi,bin kişi ne kadar varsa,bakalım ne olacak,mademki anarşistiz gereğini yapalım,çözümü başkaları bulsun,bana ne.


Tabii konu bayraksa..........


Erkut Soysal

7 Temmuz 2007 Cumartesi

TANJU OKAN KUPASI NEDİR?

Bizim oralarda yöresel bir aktivite vardır,tamamen bir kaç kişinin düşünüp tasarladığı,adını koyduğu,uyguladığı,finanse ettiği ve her tekneye,denize çıkmak isteyen herkese açtığı,
konuyu bildiğini düşünenlere de gelin birlikte yapalım dediğimiz,

insanlar yılda bir kere topluca denize çıkarlar,bu aktivitede
direği olan bütün tekneler,
yelkeni olan demiyorum,
mesela yelken alanı toplam 18 metrekare,boyu onmetredir,6 ton dur,
boyu on metredir ya farketmez C klas KAPTAN teknesi ile,Türkiyenin en iyi 10 m guletlerinden,POYRAZ la,klasiklerin en iyi örneklerinden ORİON la aynı guruptadırlar.
Bu ara 3.5 m kırlangıçları,DEÜ nin ÖNDER i vardır eğrileri iki cm kalınlığında,kik ama latin yelkenli,yapım yılı belli değil,yanımızdadır,elimizden gelse ULUBURUN u bile görmek isteriz bu şenlikte,eğitim tekneleri de katılır bize,
hiç bir teknenin ölçüm belgesi yoktur
Bütün organizasyonu kişiler becerebildikleri kadar üstlenirler,ceplerinden para vererek,
bu ara 5 m,6m tekneler vardır,bir bölümü hareketli salmalılar deplasman teknesi olmayanlar vardır,tek kuralı vardır,direği olmak,
En yakın Büyük Yat Kulübü 50 mil güneydedir,bu mevsim kendi programları yoğundur,yaşamları yoğundur,işleri yoğundur buna rağmen kendi programlarının uzantısı olarak gelebilirlerse gelirler,onları kendi kuralları içinde yarıştırırız,onların trofe programlarını bozmayız,ayrı değerlendiriz,
Kuzeyimizde bir kardeş kulübümüz vardır,yıllarca bize olabildiğince katkıları olmuştur geçmişte,
şu an ise kuzeyimizdeki en yakın yat kulübümüz eğer varsa 65 mil kuzeyimizdedir.
Biz zaten kulüp değiliz,böyle bir iddiamiz da hiç olmadı,bu aylarda direği olan bütün tekneler bir kere toplanır birlikte denize çıkar,bu arada bizim için önemli olan bir dostumuzu da yad ederiz,onun geçtiği sulardan geçer,onu dinleriz,
Kendi kurallarımızla yarışırız,
bir sürü tekne yarışı!!!!!!!!! bitiremez bazı teknelerimiz yarışı!!!! bırakıp onları çeker ,getirir,
çekip getiren teknelere de kupa veririz,
10 yıldır destek sınıfında yarışan teknelerimiz vardır,diğer tümü gibi
büyük kulüple anlatılan ne ise,barınağımız küçüktür,burada rahat edemezler,fazladan üç tekne için bile,balıkçılarımız kendi bağlandıkları yerleri boşaltıp onlara yer vermek durumundadır,
Pazar günü ağırlıklı bu aktiviteden sonra büyük klüplerin bölgelerine dönmeleri aynı gün zordur,bazen yarış bittiği an yola çıkarlar,ödüllerini bile almadan,hepsinin işi gücü vardır,
bu durum aslında Büyük kulübün yarışlarına katılmak isteyen diğer bölge tekneleri içinde problemdir,en az bir iş günü dönüş için gereklidir,bu sebeble büyük kulübün yöresindeki yarışlara da dışarıdan tekneler çok istedikleri halde pek katılamazlar,
Ve böylece bu aktivite ile her yıl onlarca kişi tekneleri ile ilk defa Hekim adasını dönerler,
döndüklerinde masalar kurulur,onlarca kişi aynı masalarda yer içerler,ceplerinden.
Yeni dostlar edinilir genellikle,bazen de kırgınlıklar,olmasa iyidir ama,kendilerine deriz,gelin birlikte kotaralım bu işleri,siz bilginizle tecrübenizle geniş çevrelerinizle bize değil denize katkıda bulunun,
gelen başımız üstüne.

Erkut Soysal

5 Temmuz 2007 Perşembe

TANJU OKAN KUPASI

TANJU OKAN KUPASI SONUÇLANDI

DREAM SINIFINDA BİRİNCİ OLDU

URLA DA YARIŞAN
SEVGİLİ DOSTLAR

Birlikte olduğumuz Tanju Okan kupası yarışlarında genel sonuçların bir bölümünün analizini sizlerle paylaşmak istedim.

Bu yarışlar tamamen bir yöresel aktivitenin parçası olup,kendi gereksinmeleri içinde yapılıyor olmasına rağmen yinede insanların emeklerinin karşılığını adaletli almaları gereken bir olgu olarak bakılmalıdır ve öyle yapılmaya da çalışılmaktadır.
Buna yarışları kim organize ederse etsin öncelikle bu prensibe inanmak zorundayız.

Bu yıl organizasyonun hiçbir aşamasında yer almamama ,organizasyon ve yarış komitesi ile ilgim hiç olmamasına, mahalle, yarışa birbuçuk saat önce gelip hemen denize çıkmama rağmen yine de bazı sorularla karşı karşıya kalmam beni hiç rahatsız etmedi, hatta keyif almama neden olmasına rağmen ,soruların içeriği nedeni ile belge niteliğinde yazıyla sizlere cevaplamanın bence doğru olacağını düşündüm.

Bu tip çok çeşitli teknenin katıldığı fakat yeterli sayıda katılımın olmadığı yöresel yarışlarda sınıflandırma problemleri her zaman yaşanmaktadır.

Birinci öncelik olarak yarışmaya gelen her teknenin yarışa katılımını sağlayacak guruplandırmalar dikkate alınır.

Yarışmak için gelmiş bir performans teknesinin,gurup kurulamadı diye yarış dışı bırakılması,bu tip yarışlarda kesinlikle düşünülemez, yarışa çıkabilmesini sağlayacak düzenlemeler yarış komitesinin yetkileri içerisindedir.
Bu düzenlemelerden biri de kendisinden sonraki sıralamada yer alan teknelerin onayları alınması kaydı ile gurup kurulabilecek sayının sağlanmasıdır.
Bu gurup kurulurken eklenen diğer teknelerin kendi doğru gurupları içerisinde yarıştıkları takdirde elde edebilecekleri dereceler mutlaka farklı olacagından,onayları önem kazanmaktadır.
Alt gurupta kalan diğer teknelerin bu kurgudan sonra kendi guruplarında şanslarının arttığı ortadadır.
Kabul edilemez olan, aynı guruplarda kendileri ile yarışma hakkına sahip başka bir tekneyi,niye bunuda bir üst guruba almadınız söylemidir ve hiçbir zaman hoş olmayacaktır..

DREAM teknemizden rating i istendiğinde 33 feet cru. Bavaria nın eşdeğer balonsuz IRC ratingleri dikkate alınıp varılan 915 değeri iletilmiştir.

Dream ın Destek sınıfı için hesaplanan TCF ise 33 feet ler için 961 dir.

Ekibimle kullandiğım birinci olan DREAM 33 feet tekne ,yarışı 9.610 saniyede bitirmiştir TCF 961 ile CT 9235 saniye

İkinci olan 42 feet jean. MEZZAMORTA 10.025 saniyede bitirmiştir. TCF 995 ile
CT 9975 saniye
Üçüncü tekne WADİ 11.835 saniyede bitirmiştir TCF 917 ile
CT 10852 saniye
Sonuçlarını almışlardır.
Hakem komitesinin ilan ettiği sonuçlardaki sıralamanın geçerliliği zaten konumuz dışı olup sizlere de verilen yarış talımatlarındaki hesaplama sistemlerinden bu sonuçlara aynen ulaşmanız mümkündür.Bu açıklamadaki amacım, elimizdeki talimatlarla sorularımızı cevaplamak mümkün olduğundan,onları okumamızın önemini bir daha anlatabilmektir.

Bu olumsuz ,sağnaklı,zaman zaman 38 knt a çıkan havada labirent gibi Uzunada-Hekim-Urla iskele parkurunda
Sizlerle yarışmak keyfini yarattığınız için teşekkürler.

YİNE SENİNLEYDİK TANJU ,
ADALARA GİTTİK SENİN SUDAKİ İZLERİNLE,
SANA İNAT,
İÇKİN SİGARANA İNAT ,
BİZDE VARIZ DEDİK SEKİZİNCİ YILDA,
BAŞTAN BERİ OLDUĞU GİBİ,

AFFET BİZİ,HER YIL BİRAZ DAHA BURUK,
AMA İNAN ,
BU BÖYLE GİTMEZ.

S/Y DREAM
ERKUT SOYSAL