10 Mayıs 2007 Perşembe

Tek başına tekneyle dünya turunda kadınlar

TEK BAŞIMA Tania Aebi-Bernadette Brennan


Kitabı arkadaşı Bernadette Brennan ile birlikte yazan Tania Aebi, dünya turu yaparken tanıştığı ve neredeyse seyahatin yarısı boyunca çok yardımını gördüğü Olivier ile evlendi. Yolculuğu başta ABD olmak üzere dünyada büyük yankı yaptı. Kitabı birçok dile çevrildi. Halen Brooklyn'de Oliver'le yaşıyor.
Bernadette Brennan: Nevvport'ta yaşayan Brennan, Cruising World dergisinde editörlük yapıyor.
Daha önce tek başına tekne kullanmamış,
 hatta iki sene öncesine kadar yelkenli bir tekneye binmemiş olan Tania Aebi, babasının, ya üniversite ya tek başına "bir yelkenli ile dünya turu" önerisi üzerine, dünya turunu seçer. Tania'nın mavi bilinmeze açılmadan önce yelkencilikte ustalaşması için zamanı yoktur, bekleyemez artık. Birkaç kitap okuyup, navigasyon kursu alarak teknesini babasıyla birlikte yolculuğa hazırlar. Her şeyi zor tarafından, elleri nasırlaşarak denizde yaşarken öğrenir. Otuz ayda kat ettiği 27.000 mil boyunca sayısız fırtına ve tehlike atlatır. Bunlardan birinde Akdeniz'de bir yük gemisi başıstralyasını koparır. Karmakarışık bir aile hayatı ve çocukluğu olan Tania "Varuna beni 18 yaşımda New York Limanı'ndan çıkarana dek hayatım çılgın olaylar karmaşasından ibaretti" diye yazar. Babasının düşlerindeki yolculuğa çıkmış olsa da, yolculuk sırasında kendi düşlerini yaratmayı başarır Tania Aebi.
Öndeyiş
Eve hâlâ 880 mil var
23 Ekim 1987, yeni bir şafak -Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde, tek başıma izlediğim otuz yedincisi. Etrafımda kabaran dalgalar akan bir dağı andırıyor ve gerçekten korkuyorum. Güneydoğudan kuzeydoğuya dönen rüzgâr ve dalgalar dünden beri giderek artıyordu. Varuna gece boyunca sayısız kere direği denize değecek kadar yalpaya düşmüş ve ne uyuyabilmiş ne de bir lokma yemek yiyebilmiştim, tek düşünebildiğim hayatta kalabilmekti. Şimdiyse gördüğüm en büyük dalgalarla -8 ya da 9 metre kadar- boğuşuyordum. Neredeyse kış gelmişti ve şansımı zorlamıştım. Hava daha da sertleşecekti.
"Dalgalar Varuna 'nın kıçında beyaz köpükler saçarak patlıyor ve havuzluğa doluyordu. Kamarada sabitlenmemiş ne varsa raflardan yerlere saçılmıştı. Tabaklar, çanaklar, kavanozlar ve aletler dolapların içinde takırdıyordu. Yatağıma gömülmüş, yere düşmemek için ayağımı karşıdaki evyeye uzatmıştım. Eve varmaya hâlâ 880 mil vardı. Özgürlük Abidesi'ni görebilmeyi istiyordum. Sıcak bir banyo ve doğru dürüst bir yemek istiyordum. Ailemi görmek istiyordum... "

Sonsöz
9 Mart 1989
Eve, South Street Seaport'a döndüğüm 6 Kasım 1987 gününden bu yana neredeyse bir yıl geçti. Güney Pasifik'te 80 millik yolculuk sırasında Varuna'ya bir arkadaşımı aldığım için dünya rekorunu kıramadım. Her neyse. Spot ışıkları altındaki o ilk anı, kameraların, gazetecilerin, röportajların, televizyona çıkmaların ilk bombardımanını atlattım. İki ay sonra Olivier'le daha sakin bir yere gitmek için New York'tan ayrıldık. Rhode Island, New Port'ta bir apartmanın alt katına taşındık. Yazılarımı yazabileceğim bir yerdi. 1988 Mayısı'nda evlendik. Tarzoon bizimle, hayatta ve iyi, New Yorklu, benekli kız arkadaşı Suki'yle beraber.
Babam yine kendi başına dolaşıyor, bu kez Afrika Sahra'sında, Timbuktu'nun 200 mil kuzeyinde, bir çöl köyünde yaşayan bir avuç insana tarım öğretmeye çalışıyor. Döndüğümde bana Alaska'da Nome'a kızak ve köpeklerle yapılacak Iditarod Trail yarışına katılmamı önerdi. Kabul etmedim.
Yolculuğumdan gerçek anlamda ayrılmam 1988 yazında oldu. Boş bilgisayar ekranını kelimelerle doldurmaya çalıştığım günlerde, Varuna'yı yeni sahibine satarak babama olan borçlarımı ödedim. Varuna yeni hayatını Chesapeake Körfezi'nde sürdürecek. Son yolculuğumuzda Varuna Tony, Nina, Jade, Olivier ve beni Narragansett Körfezi'ne, Brenton Resifi'ne götürdü, orada annemin son dileğini yerine getirerek küllerini okyanusa bıraktık.
Hayatı adım adım yaşamaya inandığımız için, Olivier ve benim gelecek planlarımız her şeye açık. Her ikimizin enerjisi birleşince -Olivier'in teknelerle ilgili, nakil, tamir, yapım, öğretme işleri ve benim yazılarım- denizlere dönmenin bir yolunu bulacağımızı umuyoruz. Belki bir gün çok sevdiğimiz farklı bir dünyada büyüyecek çocuklarımız olur. Charter yapmak isteyen Olivier, 60 feetlik (18 metre) bir tekne istiyor, bense 36 feetlik (~11 metre). Arasını bulmaya çalışacağız. Sonunda her zaman olduğu gibi, olacak olan olur.
Not: Şimdi 56 kilo geliyorum ve birkaç kilo vermeye çalışıyorum.


Denizce'den


Erkut Soysal

Hiç yorum yok: