10 Mayıs 2007 Perşembe

Tek başına tekneyle dünya turunda kadınlar




Tersine dünya turu yapan ilk kadın
07 Aralık 2006 Hürriyet

İngiliz Dee Caffari, ortaokul beden eğitimi öğretmenliği yaparken işinden sıkılıp dünya seyahatine çıktı. Barbados'ta 6 ay rüzgar sörfü yaptıktan sonra kariyerini sular üzerinde sürdürmesi gerektiğine karar verdi. 2006 Mayıs'ında tek başına, hiç durmadan, dönüş yönünün tersine dünya turu yapan ilk kadın oldu.Yeni hedefi aynı yolculuğu dünyanın dönüş yönünde yapmak. Bu başarı sayesinde, bugün sahibini bulacak BBC Yılın Sporcusu ödülüne de adaya gösterildi. "Marka olmak" tanımı ona komik gelse de Caffari, 7-8 Aralık'ta Marka Konferansı'nda konuşmak üzere İstanbul'a geliyor. Caffari, Tasmania Challenge yelken yarışından döndükten sonra sorularımızı yanıtladı.Dee Caffari (32) İngiltere'de, Hertfordshire'da doğmuş ama ailesinin kökenleri Malta'ya gidiyor. Çocukluğunda kendisini tekne gezilerine çıkaran ve bugün hayatta olmayan babasından çok etkilendiğini söylüyor. Üniversitedeyken de bir süre yelkencilikle ilgilenen Caffari, yıllar sonra hobisini mesleğe dönüştürmüş. Önce beden eğitimi öğretmenliği eğitimi alıp ortaokul öğrencilerine ders vermiş, ardından bir spor kolejinin yöneticiliğini yapmış. Aradan beş yıl geçince kendini Afrika'da bulduğunu anlatıyor: "Seyahat için çalışmaya ara verdim. Sanırım içimdeki seyahat virüsü o zaman harekete geçti. Galiba zorluklarla uğraşmayı her zaman sevdim; başardıkça daha da ilerlemek istiyor, yeni atılımlar yapıyorsunuz."ALTI AY TEK BAŞINACaffari, 6 ay Barbados'ta rüzgar sörfü yaptı. Kararını verdi: İşi sular üzerinde olmalıydı. Su sporları eğitmenliği ve yelkencilik eğitimi aldı, yelkencilik sektöründe çalışmaya başladı. 2000 yılında Southampton'da başlayan yat yarışı BT Global Challenge Race'i izleyince meslek seçimi daha da netleşti. Bir yat şirketinde önce yat kaptanı olarak işe başladı, sonra filo yöneticiliğine yükseldi. İngiltere'deki ve Karayipler'deki iki yıllık denizcilik tecrübesiyle büyük özgüven kazanmıştı.Dünya çevresinde yapılan Global Round The World Race 2004-05'e seçilen tek kadın kaptandı. Yarışta, bir ekip üyesi Yeni Zelanda açıklarında rahatsızlanınca ülkenin Pasifik Okyanusu'ndaki en büyük kurtarma faaliyeti gerçekleşti. Caffari olayı şöyle anlatıyor: "Bir arkadaşımın bağırsağı delindi. İki kez Global Challenge Filosu'ndan, yattan yata ilaç transferi ayarladık. Chatham Adaları'na doğru yol alırken Yeni Zelanda kurtarma ekibi geldi. Dört uçak ve yaklaşık 50 kişilik ekibin çabasıyla arkadaşımızı hastaneye gönderdik, hayatı kurtuldu. Wellington'a varırken, iyi haberi almak bizi çok ferahlattı."Bu yolculuk sırasında Dee "Neden tek başıma dünya turu yapmıyorum" diye düşündü. "Kırılabilecek yeni bir dünya rekoru bulmak o kadar kolay değil. Sir Chay Blyth tersine dünya turunu önerince, fikrin üzerine atladım. 17 genç denizciyle, okyanusları aştığımız dünya turundan döneli sadece birkaç ay olmuştu. Zorlukları iyi biliyordum. Aynı tekneyle yola çıkacaktım, gerçi değişiklikler yapılmıştı ama bu kez yalnızdım!"Caffari, Aviva Challenge için Kasım 2005'te yelken açtı. Mayıs 2006'ya kadar, altı ay deniz üstünde tek başına kaldı: "Çok uzun bir yolculuktu, kaçınılmaz olarak pek zorluk ve sevinç yaşadım. Üstelik ikisini beş dakikada birbiri ardına gördüğüm oldu. Kendimi keşfettim. Aviva Challenge'ın internet sitesine gelen mesajlar büyük destek verdi. Dünyanın her yerinden pek çok kişi maceramı takip ediyor, cesaret verecek mesajlar gönderiyordu. En anlamlıları, ciddi hastalıklarla boğuşanlardan gelenlerdi. Maceramın, mücadelelerine güç verdiğini yazıyorlardı."ASLA PES ETMEYİN! Caffari'nin başarısı sadece ölümcül hastalıklarla boğuşanlara değil, hayallerini gerçekleştirecek gücü bulamayan gençlere de örnek olacak nitelikte. "İsteyince her şeyin başarılabileceğini gösterme açısından herkese cesaret verdiğimi ümit ediyorum. Gençlere sınırlarını zorlamalarını, bu muhteşem dünyayı keşfetmelerini öneririm. Tavsiyem: Asla pes etmeyin!"Henüz Türk limanlarını keşfetmese de Caffari "Rüzgar sörfü için muhteşem rüzgarlar" olduğunu duymuş. Söz limanlardan açılınca en sevdiklerini sıralıyor: "En özel olanı 2003'te Sydney Hobart Yarışı'na başladığım Sydney Limanı. Diğerleri Güney Afrika'daki Masa Dağı (Table Mountain) manzarası altındaki Cape Town ve son dünya turundan dönüşte uğradığım Southampton. Bir gün Brezilya'da, Rio'daki İsa Heykeli'nin eteklerinden yelkenle geçmeyi çok isterim."BİR DE ÖBÜR YÖNDEN Caffari'ye göre yelken "katıksız bir spor." Anlattıkları çok özendirici: "Yelkenliyle açıldığım zaman sanki yeryüzünde sadece ben, tekne ve rüzgar varmış gibi hissediyorum. En önemlisi yaşadığımı hissediyorum. Yelken yarışlarını sürdürmeyi çok istiyorum. Ayrıca, dünyanın dönüş yönünde tek başıma dünya turuna çıkmayı planlıyorum. Başarırsam, dünyayı iki ayrı yönden dolaşan ilk kadın olacağım."Caffari İstanbul'da 7-8 Aralık'taki Marka Konferansı'nda konuşma yapacak. Konuşmasında Aviva'nın "İleriyi Düşünme" kampanyasına nasıl elçi olduğunu anlatacak: "Aviva'nın tek başına dünya turumun sponsorluğunu üstlenmesi, İngiltere'deki reklam kampanyası açısından çok önemliydi. Aviva Challenge, yelkencilikle birlikte pazarlamada da bir başarı sayılıyor. İstanbul'da, sporda önemli bir mücadeleye sponsorluğun katkısıyla ilgili düşüncelerimi anlatacağım."DÜNYA TURUNDAN SONRA MARKALAŞTICaffari tek başına yaptığı dünya turunun ardından markalaştı. Artık adını taşıyan bir şirkete sahip: "Dee Caffari Limited'i, tek başına dünya turuna çıkmadan önce kurmuştum. Kendi adıma ve Team Caffari Events adına etkinlikleri bu firmayla yürüteceğim. Amaç maceraya atılmak isteyenleri cesaretlendirmek. Bunlar arasında yelken yolculuğu, safari tipi yarışlar, koşular, herkesin katılabileceği etkinlikler var. Şu sıralarda, gelecek yılın etkinlik programını hazırlıyoruz. Ayrıca firmalarda, kurumlarda ekip çalışması, liderlik, özgüven konusunda konuşma yapıyorum. Denizde yalnız geçirdiğim altı aydan sonra, maceralarımı anlatmaktan henüz bıkmadım. Sivil toplum kuruluşu Sail 4 Cancer (Kanser için Yelken Açın) yararına gelecek nisan ayındaki Londra Maratonu'nda da koşacağım.""Marka olmak" sözcüğünü komik bulsa da Caffari'nin hedefleri büyük. İsmini verdiği firmanın macera, eğlence, özgüveni temsil etmesini istiyor: "Şirkette kullandığımız, benim de sık sık tekrarladığım bir slogan var: Cesaret Et, Hayal Et ve Keşfet! Buna gerçekten inanıyorum. Düşündüğümüzden daha fazlasını yapabiliriz. Sadece hayal etmeye cesaret etmemiz gerekiyor!"

........................................................................

Erkut Soysal

Hiç yorum yok: